Ana içeriğe atla

Livorno Resmi Sitesi Maçımızı Duyurdu...

Livorno kulübünün resmi internet sitesi http://www.livornocalcio.it/ maçımızla ilgili duyurusunu yapmış bulunuyor.

Link: http://www.livornocalcio.it/notizie/notizie.php?id=3888

Metnin çevirisi aşağı yukarı şu şekilde;

Türkiye'de Adana Demirspor'la Uluslararası Dostluk Maçı

Ligde ilk ara ve Bordolar (Amaranto) için önemli bir uluslararası dostluk maçı. Vittorio Russo'nun (Livorno Teknik Direktörü) öğrencileri maçı 4 Eylül Cuma günü 20:30'da Adana'da Adana'nın yerel takımı Adana Demirspor ile oynanacak. Livorno kafilesi Perşembe öğleden sonra yola çıkacak ve Pazar günü dönecek.

Adana, Türkiye'nin nüfus bakımından 5. büyük şehri. Akdeniz kıyısına yakın, Seyhan Nehri'nin eteğinde, eski devirlerde Kilikya-Antakya adıyla anılan bölgenin tarihi başkenti.

Adana Demirspor yakında 70.yaşını kutlayacak ve Vittorio Russo'nun öğrencileri ile yapacakları bu dostluk maçı da kutlamalara tam uygun düşen bir etkinlik olacak. 2007-08 sezonunda Adana Demirspor İkinci Lig Şampiyonluğu için eleme müsabakalarına yükselmişti. Takımın renkleri mavi ve lacivert.

Yorumlar

gp maksimov dedi ki…
essesli derken, bolgenin livorno gibi solacik bi sehir oldugunu ima ediyor olmasin? adana ne kadar bole bi sehir bilemiyorum, benimki sadece bi tahmin.
Adsız dedi ki…
ankara'dan adana'ya maç biletli bir organizasyon var mı arkadaşlar? buradan maç için bilet almam mümkün değil. gidip bilet bulamazsam da aldığımız izne yazık olur.
Adsız dedi ki…
5 ocakta FİLELERİN TEKRAR BEYAZ OLMASI BİZE UGUR GETİRDİ SÖYLEMİŞTİM DAHA ÖNCE SİYAH FİLELER UGURSUZ DİYE DEGİŞENLERDEN ALLAH RAZI OLSUN ....
Adsız dedi ki…
Orada olmayı çok isterdim ama maalesef.yayınlıyacak bir tv kanalı var mı acaba.livorno ya ve ads li yoldaşlara selamlar.
yavuzy dedi ki…
@solodüsünceler;

Ankara'dan maç biletli organizasyon yapılmayacak, biz de münferit gidiyoruz... Bilet maç günü çıkar büyük ihtimalle, bulamamak gibi bir sorun olacağını sanmıyorum. Ankara'da yarın-1 Eylül'de Ankara Kültür Evi'nde buluşuyoruz, forzalivorno.org'a yazmıştım. Maçla ilgili orada bazı detayları konuşabiliriz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla