Ana içeriğe atla

"FOFO Destanı..."

Muharrem Abimizin ölümünün 14.yıldönümü olan bugünde, uzun süredir büyüklerimizden dinlediklerimizi, okuduklarımızı, ona ilişkin hayran kaldıklarımızı bloga taşımanın tam vaktidir diye düşündük. Onu anmak, onu anlamak demek bizler için. Onu anlamak da Demirspor'u yaşamakla eşdeğer...

Bu düşünceden hareketle, blogumuza bir sol kolon ekledik, tamamen Fofo'muza ayrılmış olan. Fofo'nun destanını yazarken Kulübümüzden, Şimşekler Grubu'ndan, Mavilacivert.com'dan, Behçet Kurtiç'ten, "Adana Futbolu" kitabının yazarları Ruhi Polisçi'den, Dr.Hulusi Abimiz'den, Murat Ayman'dan ve daha birçok bizimle Fofo'yu paylaşanlardan yararlandık. Anılar kimi zaman tam hatırlanamayabiliyor , karşılaştırmalı incelemelerle en doğrusunu yansıtmaya gayret ettik. Elbette, eksiksiz ya da yanlışsız bir Fofo Destanı yazmış olamayız, bu yüzden "bitmiş" görmüyoruz bu sol kolonu. Hepinizin katkılarını bekliyoruz oraya, istiyoruz ki en doğru, en eksiksiz haliyle yazalım Muharrem Abimizi. Belki bizim hiç duymadığımız, bilmediğimiz anılara sahipsiniz, lütfen ulaşın bizlere...

Bu anlamlı günde, Adana Demirspor'un en büyük evladının mirasını onurumuz olarak saklamaya çalıştığımızı, onun yolunda yürümeye gayret ettiğimizi, bir an olsun bize öğrettiklerinden taviz vermemek için direndiğimizi umalım ki cennetten görüyor olsun...

Umalım ki, bu başlattığımız Fofo Destanı, tüm Demirsporluların hep beraber yazacağı, hiç bitmeyecek bir efsane olsun...

Muharrem Gülergin'i anlamak, Demirspor'u yaşamaktır
Demirsporlu olmak, şeref, onur, gururdur...

Ruhun Şad Olsun Muharrem Abi...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ