Ana içeriğe atla

Yardım Sözleri...

28 Mayıs gecesi...

Bir vatandaş bağlanmış, ne idüğü belirsiz, yanlış numara çevirmiş sanki. Sanki o aramamış da kuvvetle muhtemel onu aramışlar.

-Demirspor'a ne kadar yardım yapıyorsunuz?
-3
-Üç yüz mü, üç bin mi? Alo, alo...

Görüşme kesiliyor.

Bir başkası aranıyor. Arıyor demiyorum, resmen aranıyor. Adam nerede olduğunu telefon görüşmesinde öğreniyor.

-Demirspor'a ne kadar katkı yaparsınız?
-Yapacağız bir şeyler. Rakam yok...

Sonra bir başkası bağlanıyor hatta.

-Demirspor için katkınız ne olacak?
-Gereken yardımı yapacağız.

Sonra gereken yapılıyor mu, yapılmıyor.

Kombineler ile ilgili yönetim mekan mekan geziyor. Aynı vaatler. Belki içi dolacak, bunu bilemeyiz. Ama bir bildiğimiz var:

Adana'da ucuz siyaset, ucuz reklam, ucuz pazarlama yapılıyor.

Kimse Demirspor'a yardım yapmak zorunda değil. Ama Adanalısınız, mert olun biraz, çıkın, "Ben kaynaklarımı Demirspor'a değil, Adanaspor'a vereceğim." deyin, "Altyapıya vereceğim." deyin, "Para verecek durumum yok." deyin, "Verilen paranın çöpe gideceğini düşünüyorum, size güvenmiyorum." deyin, hatta bir şey demeyin, hiç radevu vermeyin... Ama ne kendinizi ne kulübümüzün itibarını iki paralık etmeye kalkın. Bıkkınlık veriyorsunuz...

Bu blogda nerde Adanalı iş adamları, nerde siyasetçiler, denildiğini duyamazsınız, ta ki; biz üstümüze düşeni fazlasıyla yapana dek. Bu yönde ilerliyoruz. Biz kimseden dilenmiyoruz, Adanalı gibi davransınlar, yeter... Kaypaklığın alemi yok...

Yönetimden yardım vaadinde bulunup da bu sözünü yerine getirmeyenleri, yerine getirenlerin ne ölçüde yerine getirdiğini deşifre etmesini bekliyorum. Kim ne kadar kaypakmış, çıksın ortaya...

(Bıkkınlık veren siyaset ve ticaret tarzının fazlasıyla yönlendirdiği bu yazının blogun genel söylem seviyesinin altında olması nedeni ile özür dilerim... Kimi zaman düşük tondan konuşmayınca mesaj kapasitesi doluyor, algılama sınırları aşılıyor, gerekçesi budur.)

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Sadece herkes açıkça söylesin.. Net olsun..

Yönetim de açıklama yapsın.. Eski başkan, eski yönetici, ayıptır vs. demesin ve açıklasın kim nedir?

Yönetimde bu konuda dürüst olsun lütfen...

Kamil Ateş

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Değerlendirmesi

 Bu sezon için saha içini konuşmak anlamsızdı ama yine de söylemek gerekir ki sahadaki mücadele o kadar da kötü değildi. Geçen sezon 2. ve 3. lig takımlarında kiralık oynayan oyuncularımızla idare ettik. Son haftalarda sahaya çıkacak kadroyu zor tutturduk. Sezon başıyla sonu arasında kadroda büyük değişimler oldu. Bütün bunların sorumlusu, paraları ödemeyen Murat Sancak ve yönetimiydi. Bir yerde patlama yapar diye umut bağlamadığımız genç oyuncular maçların belli anlarına kadar direnci ayakta tuttular. Ancak son bölümlerde oyundan düştük; kadro derinliği olmadığı için de en ufak kişisel hata, sakatlık ya da kart cezaları sonuca direkt etki etti. 2-0'dan öndeyken kaybettiğimiz maçlar oldu. Tabii rakiplerin bizim maçı çeviremeyeceğimizin farkında olmaları, her halükarda kazanırız düşünceleri kendi adlarına tempoyu yükseltmelerini engellemiş olabilir. Yine de şans faktörü yanımızda olsa puan alacağımız bir kaç maç daha vardı diye düşünüyorum. Sezon başında yazdığım gibi, şerefli mağlu...