Ana içeriğe atla

Her Şey Senin Uğruna - 8

Deplasman otobüsündesin.. Dönüş yolu.. Takım mağlup olmuş üstelik, moraller sıfırın altında. Rüzgar kıble ila lodostan 3 ila 5 şiddetinde esmekte, deniz mutedil dalgalı. Yani her an fırtınaya da dönebilir, sakinliğini de koruyabilir. Öyle bir ortam var otobüste, camiada..

Hava kararıyor, galip gelsek bir çırpıda bitecek olan yol bir türlü bitmek bilmiyor. Gidiş yolundaki şakalardan, muhabbetten de eser yok.. Sonra herhangi bir tayfanın aklına gelecek hafta oynayacağımız büyük maç geliyor. Maçın kimle oynanacağının önemi yok. Mavi Şimşeğin oynayacak olması maçı zaten direk olarak "Büyük Maç" kategorisine sokuyor. Birkaç kişi başlıyor birden:

Herşey senin uğruna, katlanmak boyun borcum!

Şampiyon olacaksın, başka yolu yok bunun!

Dakikalarca sürer. Şimdi biter dendiğinde daha kuvvetli devam eder. Sesler kısılır, ortamı kaydeden kameraların pilleri biter, ama haykırış bitmez.. Herşey senin uğruna.. Şampiyon olacaksın... Var mı ötesi? Yok be Şimşeğim yok.. Tamam katlanmak boyun borcumuz ama başka yolu yok artık. ŞAMPİYON OLACAKSIN.... Nokta..

Özlemek mi? Ne diyorsunuz Tayfam!! Birşeye duyulan hasretse özlemek, biz o özlem denizinde boğuluyoruz.. Uzat elini kurtar bizi MASMAVİ ŞİMŞEĞİM............

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!