28 Temmuz 2009

Her Şey Senin Uğruna - 10

Adana'nın yakıcı sıcağı, çim kokusu, maç öncesi seyyar kebapçılardan yükselen duman , bir o yana bir bu yana telaş içinde koşturan insanlar, stadyuma doğru yol alırken uzaktan duyulan tezahüratlar ve adımlarınızı hızlandırmanız, ardından turnikeleri geçip tribünlere giriş anı ve maç sonuna kadar duyulan ölesiye heyecan, tribünün yüksekçe bir yerinde oturmuşsanız aniden yüzünüze çarpan rüzgarla irkilmeniz, takımın koşar adım sahaya çıkarken rüzgarda dalgalanan mavi lacivert formanın sende yarattığı sarsıntı, uzun zamandır görmediğin eski arkadaşlarınla maç öncesindeki karşılaşma ve kucaklaşma anları, takımın gol attığı anda ciğerlerini yırtarcasına haykırışın ve hissedilen sonsuz mutluluk anı, veya maç berabere giderken son on dakikada yaşadığın derinlemesine endişe, maç çıkışı (güzel bir galibiyet alınmışsa) ara sokaklardan eve doğru yüzünde hafif bir tebessümle yol alışın...

Evet, ben de özledim... Hem de her şeyini....

Hiç yorum yok: