Ana içeriğe atla

Başkan Çınar: "Tek Pişmanlığım, Yardım Gecesi"

Adana Demirspor kulübü başkanı Bekir Çınar, göreve geldiği günden bu yana tek pişmanlığının, yardım gecesi düzenlemek olduğunu söyledi. Çınar, "Ben en az iki milyon lira bekliyordum, yönetici arkadaşlarımız ise en az beşyüz bin lira bekliyordu. Tam anlamıyla yıkıldığım bir durumdu yardım gecesi. Ama dostumuzu görme açısından iyi oldu. O günden sonra daha da hırslı bir şekilde yolumuza devam ettik" şeklinde konuştu. 28 Mayıs 2009 gecesi, Adana'da yerel kanalların ortak canlı yayınıyla düzenlenen etkinlikte, Adanalılardan kulübe bağış yapmaları istenmiş ancak şehrin iş insanları ve yöneticilerinin ilgisizliği nedeniyle, sadece 58 bin lira toplanabilmişti.

spor01.com yazarlarından Hüseyin Ataş'ın sorularını yanıtlayan Bekir Çınar, farklı konularda samimi açıklamalarda bulundu. Tarsus İdman Yurdu'ndan transfer edilen golcü Tayfun Özkan için "ilk başta yüksek bir fiyat istedi ama sonra fedakarlık yaparak sözleşme imzaladı" ifadesini kullanan Çınar, "transferde akılcı bir politika izlediğimiz için transfer bütçemizde 750.000 Lira fazla verdik. Ayrıca bu sezon hiçbir futbolcu da menajerleri kullanmadık" dedi.

Başkan Çınar ayrıca, Ankara Tayfası'nın İtalya'da bir sosyal sorumluluk örneği gösterek Demirspor'u temsil etmesinden sevinç duyduğunu söyleyerek, "Kendilerini dikkatle takip ediyorum hatta esinleniyorum bile. Livorno’yu getirme ve efsane forma ile maça çıkma konusunda kendilerinden esinlendim." şeklinde konuştu.

Söyleşinin tamamını, buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yorumlar

TARAFTAR dedi ki…
Başkanım sizinde dediğiniz gibi dostumuzu düşmanımızı gördük.Artık çıkıp mehmet gökoğlu efendi klübü kayyumdan aldım demesin.Adem atılgan efendi ben efsaneyim demesin.Artık konuşmaya haklarıda varsa yüzleride yok...Size ve yönetiminize güvenimiz sonsuz..Allah yolumuzu ve bahtımızı açık etsin..
Adsız dedi ki…
Yardım gecesi Üçüncü lige düştüğümüz günden bile kötü bir gündü. Ama bu camia her şeye rağmen sonsuza kadar yaşayacağını da dosta düşmana ilan etti. Bu yönetim ile bazı taşlar yarinden oynadı.İlk defa kulüpleşme, kalıcı gelirler, ilkeler konusunda ciddi adımlar atıldı. Biz her şeye rağmen umutluyuz. Sonunda güzel günler göreceğiz inşallah.

Merih Güvenç
adanademirsporlu dedi ki…
allah razı olsun başkan senden.bu klüpte adem atılganları da gördük,mustafa tuncel gibi alacakları için klube haciz(temlik)koyduranlarıda gördük.daha önce sen nerelerdeymişin bea başkan.inşallah bu yıl şampiyon oluruz.
adanademirsporlu dedi ki…
bırak başkanım sen niye utanıyorsun?asıl o yardım gecesinde yardım etmeyenler,adanalıyım diye ortada gezinenler ve bu şehrin sırtından para kazanan iş adamları ve bu şehrin insanından oy isteyen siyasiler utansın!:@ senin utanılacak hiçbir şeyin yok,başkanım!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.