Ana içeriğe atla

Aşkına Karşılık Arayan Taraftar Portresi...


Bu fotoğrafı yaklaşık 1,5 sene önce Adana'da çekmiştim. Yazılan şey belli ama tavır önemli. Dünya üzerinde Adana Demirspor taraftarını pek çok klüp taraftarından ayıran bir özelliği anlatıyor bize bu fotoğraf.

"Takımı aşkla seven taraftar" sıfatını birçok taraftar edinebilir. Ancak hiç kimse aşkını bu kadar yalın ve bu kadar anlamlı ifade edemez bence. Küfretmeden, sayıp dökmeden, kahretmeden sadece aşkına karşılık bulamayan ve hala o aşkını bağrının en ince yerinde hisseden bir aşık bunu yazabilir. Bunu sadece bir "ADS"li yazabilir. Acısını kalbine gömer ama neden sevmedin demeden yalnızca tek bir şey söyler bu ince yergide ; "SENİ ÇOK SEVDİM ULAN!!!"

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Sevgili Serdenka,

Sen de iyi bilirsin ki, ne kadar acı çeklirse aşk o kadar büyük olur. Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin,vs. tüm büyük aşklar, tarafların kavuşamamaları yüzünden efsane olmuşlardır. Biz de bu takımı öyle bir seviyoruzki, her sene çektiğimiz acıdan sonra ertesei sene daha büyük bir aşkla bağlanıyoruz. Ellerine sağlık, çok güzel bir foto, bana bu duyguları hatırlattı.Gözlerinden öperim.

Merih Güvenç

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!