Ana içeriğe atla

Türkiye Kupası

Bugün yönetimimizin ikinci başkanı Metin TÜRK bugün bazı açıklamalar yapmış. Bunlardan birisi de Türkiye Kupası ile ilgili. Bundan iki sezon önce yaklaşık 1 milyon TL gelir elde ettiğimiz ve buna rağmen kaçan şampiyonluğu akla mantığa sığmayacak şekilde kendisiyle ilişkilendirdiğimiz, geçtiğimiz sezonda ise kaçan şampiyonluktan alınması gereken onca ders varken alınmaması gereken dersi çıkararak -belki de çok paramız olması dolayısı ile (!)- kendisine sırt çevirdiğimiz Türkiye Kupası'nda Adana Demirspor'un da olmasına seviniyor yönetimimiz. Bu anlayışa ben de yönetimimiz kadar seviniyorum. Bu sene bu maçları öylesine oynamayacağımız izlenimi ediniyorum, bu gelir kaynağına sırt dönmeyeceğimizi seziyorum ve daha da önemlisi "maç gazozuna bile olsa sahaya Demirspor forması ile çıkıldığında ortada mücadele olmalıdır" düşüncesinin oluşabileceği umudunu taşıyorum. Umarım bu düşünce yapısını mücadelemize yansıtmayı başarır Bekir ÇINAR ve yönetimi.

Haberin kaynağı www.kanalahaber.net

"KUPAYA KATILIYORUZ
2. Başkan Metin Türk, toplantının sonunda müjdeli bir haber verdi. Türk, 'Başkan'dan son anda müjdeli bir haber aldık. Gruplarında ilk ikiler fortis Türkiye kupasına katılıyordu. Ancak, şimdi Adana demirspor'da fortis Türkiye kupasına katılacak. Bu da bizler için güzel bir haber oldu.' şeklinde ifade kullandı.
"

Yorumlar

kebabman dedi ki…
Sevgili Onur,ben klase sozumu yazayim icim rahatlasin :-)
Eger bir hoca,bir futbolcu,bir yonetici yada bir taraftar futbola ve taraftara saygisizlik yapilarak herhangi bir mazeretten dolayi kasitli olarak kupadan elenilmesini istiyorsa onlarin basina benim kadar tas dussun .

Kupa maclarinin heyacani bir baska oluyor.
serdanka dedi ki…
Eywallah abi :) bize diyecek söz bırakmadın :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill