Ana içeriğe atla

Seçmece bunlar,SEÇ-SEÇ AL…!


Hayat güzel,yaz geldi,mutlu bir gün,Demirspor’umuz geleceğe umutla bakıyor…Diye başlamak isterdim satırlarıma arkadaşlar.Ama hayatımıza bu kadar işlemiş bir ÖSS varken olmuyor.Değerli arkadaşlar,bilindiği üzere yüzbinlerce hatta 1milyondan fazla gencin sabırsızlıkla,endişeyle,stresle beklediği ÖSS geldi çattı.Şuan duyar gibiyim ‘’daha 8 ay var ya bu kadar sürede 3 kez bitiririm ben konuları’’ dediğiniz günleriAma zaman su gibi aktı ve sınav günü geldi çattı.Bu süre zarfına kadar adayların çalışmalarını tamamlamış olmaları ve sınavı bekliyor olmaları gerekmektedir.Son günlerde telaşa kapılıp, hararet ve korkuyla derslere asılmak,başarıdan çok başarısızlığı getirir.

Sınava girecek olan çoğu arkadaş,hayatını,geleceğini buna endekslemiş durumda.Öss’yi olmazsa olmaz olarak görmekte.Aslında bu yanılgıya düşmenizin hatta düşmemizin sebebi bizler değil,öğrencileri bu konuma sürükleyen değerli(!!) yöneticilerimizdir.Neyse sınav sistemini eleştirecek zaman değil şuan,elimizdeki ‘bu’ diyip üzerimize düşeni yapmalıyız.Geleceğini, bu sınava bu denli endeksleyen arkadaşlara birkaç sözüm var.Üniversite kapısından girmek,geleceğini kurtardığınız anlamına gelmiyor.Öss,hedefe giden yolda yalnızca bir araçtır.Kendimizi geliştirmede,bilgi sahibi olmada önemli bir araçtır sadece.En büyük yanlışınız ‘araç’ olanı ‘amaç’ olarak görmenizdir.Amaç olarak gördüğünüzde,üzerinizdeki stres ve korku katlanarak büyüyecek;sonucunda olumsuz şeyler doğuracaktır.

Stresten,korkudan kendinizi alabildiğince uzak tutun son günlerde ve bunu sınav anına taşıyın.’’Söylemesi kolay’’ dediğinizi duyar gibiyim çünkü zamanında ben de demiştim.Ama şu var ki,ne zaman’’kazanamazsam aileme,konu komşuya ne derim’’ düşüncesini atarsınız,işte ozaman bir nebze rahatlarsınız.Zaten tam anlamıyla stresten arınmış bir şekilde sınava girecek olmanızı beklemiyor ve öyle olunmaması gerektiğini savunuyorum.İçinizde az da olsa stres olmalı,bu durum beklentiniz olduğunun göstergesidir.

Öss’ye gereğinden fazla anlam yüklemeye gerek yok.Bu konuda en çok ailelerin baskısı olduğunu bizzat gördüm,yaşadım.Genel olarak,kendilerinin gerçekleştiremediklerini çocuğu üzerinde gerçekleştirmek isteyen,hayal eden ailelerin istekleri,öğrencilerin üzerinde baskı yaratıyor.Bunları hissettiğinizde bir kereye mahsus ailenin söylediklerini duymazlıktan gelin ve güzel düşler kurun,sizi rahatlatacaktır(mesela Demirspor’umuz şampiyonlar ligi finalinde sahaya şıkışını:)

Son olarak sizlere söyleyeceklerim:Ülkemizin daha iyi yerlere gelebilmesi için,Demirspor’umuzun sahipsizlik!! Sorunu çekmemesi ve daha iyi konumlara gelmesi için ve en önemlisi kendiniz için,geleceğe umutla bakabilmeniz için tüm Demirsporlu kardeşlerim önceliğinde bütün blog takipçilerimize can-ı gönülden tüm nefesimle başaralır diliyorum…!

Bir de unutmadan Demirsporlu kardeşlerimden bir ricam var;

HER ZAMAN ‘’ŞEHRİN ASİ ÇOCUĞU’’ OLACAK DEĞİLSİNİZ YA BİRAZ DA ‘’GURBETTE DEMİR GİBİ’’ OLUN:)…Hepinizi bekliyoruz Türkiye’nin dört bir yanına,sınırları aşan sevgimizi daha bir istekle yaşatmak için…Saygılar..

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Ellerine sağlık Türkay çok güzel yazmışsın...
Sınava girecek tüm kardeşlerimize ben de başarılar dilerim.Umarım sonuçlar istedikleri gibi olur.

Cem(Mülkiye)
onur tireng dedi ki…
Abi ellerine sağlık hakikaten çok muhteşem bir yazı olmuş..ben bu blog'un en iyi takipçilerinden biriyim diyeblirim kendime çünkü düzenli olarak hergün takip ederim ve gerçekten DEMİRSPOR'umuz adına çok güzel şeyler yapıldığına ve konuşulduğuna eminim..'ÖSS' ile ilgilide bir yazı görünce dayanamadım yorum yazmak istedim çünkü bende ilk defa bu sene gireceğim ailem büyük beklenti içinde ama yalan yok 7 ay yattım son 1 ay kala işi sıkıya aldım..stres muhakkak var ama aşırı boyutta değil..güzel hayallerin stresi:) ve son olarak şunun hayaliyle yaşarım yıllardır..Dışarıyı kazanıp üniversiteye DEMİRSPOR atkımla,polarımla,formamla gidip sevdanın ve sevdamızın her yerde olduğunu göstermek..neyse lafı çok uzattım bende öss'ye girecek bütün kardeşlerime başarılar diliyorum...ÖSS'de de DEMİR GİBİYİZ--!
black_silence dedi ki…
eline saglık turkay cok guzel bir yazı olmus:)

öss'ye girecek butun arkadaslara başarılar diliyorum :)
türkayADS dedi ki…
Bu yazıyla bir kişinin bile duygularına hitab edebildiysek ne mutlu bize..Onur sana da ayrıyaten başarılar dilerim..
talha dedi ki…
abilerim yha ben ankara tayfası poları isitiyorum adandan talha ben tlf larınız varsa verinde başkana söyleyecem bana sizden getircek poları msn adresmi ekleyinde konuşalım piskopat_talha@hotmail.com
vertumnus dedi ki…
Eline sağlık Türkay Kaptan :) Tüm Demirsporlulara ÖSS'de başarılar!
Fırro 01 dedi ki…
ellerine saglık türkay yazı cok güzel olmus. dedigin gibi bizde sehrin asi cocuklarındandık artık gurbette demir gibiyiz darısı sınava giren tüm demirsporlulara...
mustava dedi ki…
sınav sona erdi. şu saatlerde sınava giren tüm kardeşlerimin üstünden bir yük kalkmış olsa gerek. umarım herkes istediği yerleri kazanır.

eline sağlık türkay, çok güzel bir yazı olmuş.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend