Ana içeriğe atla

Bugün En Uzun Gündüz...21 Haziran...

Bugün gecelerin aydınlığın yanında küçücük kaldığı, umudun doruğa ulaştığı, karamsarlığın kendi küçücük hücresine çekildiği gün. Bugün 21 Haziran.

Bugün O'nun doğum günü. Azmimizin, neşemizin, yaratıcılığımızın, mücadelemizin, umudumuzun dimdik ve masmavi ayakta kalmasına özel bir çaba harcayarak da değil, sadece kendisi olarak büyük katkı sunan, bizi adı gibi varlığı ile Onur'landıran güzel kardeşimizin doğum günü.

Vertumnus kardeşimiz, seni çok seviyoruz, iyi ki doğdun, iyi ki varsın, belki de en önemlisi iyi ki birlikte savaşıyoruz.

Ankara Tayfası...

Yorumlar

togepy dedi ki…
iyi ki doğdun,iyi ki varsın :)
Nice mutlu yıllara...
türkayADS dedi ki…
iyiki doğdun Onur Abi:))

Bir teşekkür de Onur Biçer Abime söyliyeyim..Bu kadar kısa ve güzel bir yazı..Siz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu harbiden:)))
Adsız dedi ki…
Onur
Doğum günün kutLu oLsun
MAVİ DÜŞLERİN gerçek oLsun.

Burhanettin
Burak1940 dedi ki…
Onur abi
Doğum günün Kutlu olsun MASMAVİ yıllar geçirmen Dileğiyle en güzel günler senin olsun ..Saygılarımla
Adsız dedi ki…
Nice Yıllara Vertumnus ,
Umarım gelecek yıl şampiyon takımın taraftarı olarak kutlarız yeni yaşını...
T.Egemen
Semt Aşığı dedi ki…
Nice senelere

Sadece düşüncelerimiz birbirine yakın diye yakınız.Renklerimiz başka savaş meydanı aynı, amaç aynı.

Sen ne mübarek adammışsın.En uzun gün,Babalar günü. :)
Adsız dedi ki…
Nice senelere.Demirspor'un senin gibi Demirspor'lulara ihtiyacı var. Her şey gönlünce olsun.

Merih Güvenç
vertumnus dedi ki…
Onurcum, öncelikle bu değerli yazı için sana; ardından iyi dileklerini sunan ve doğum günümü kutlayan tüm dostlara, arkadaşlara, abilerime sonsuz teşekkür ediyorum....İnanılmaz mutlu ettiniz beni.

İyi ki varsınız, iyi ki hep birlikteyiz!

Böyle doğum gününe can kurban!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ