Ana içeriğe atla

"Yensek de Yenilsek de"

Bütün kaybedenlerin, ortak tribün şarkısı; ama nedense daha çok bizi, bizim mayıslarımızı anlatıyor gibi:

"Bu sene yokuz gene,
Ne kupada ne ligde
Son saniye golüyle

Sona erdi umutlar
Kaldı seneye
Son saniye golüyle

Yine de en büyük takım bizim takım
Başkası düşünülemez bile
Yensek de yenilsek de en büyük bizim takım
Başkası düşünülemez bile

Yensek de yenilsek de
Yensek de yenilsek de
Şam-pi-yon!

Kalbimde bir acı,
Hayat birden zorlaştı
Gol gelince

On binlerce kişiydik,
Bir anda çivilendik
Gol gelince

Yine de en büyük takım bizim takım
Başkası düşünülemez bile
Yensek de yenilsek de en büyük bizim takım
Başkası düşünülemez bile

Yensek de yenilsek de
Yensek de yenilsek de
Şam-pi-yon"

(Kesmekeşer-Şampiyon/Aşk ve Para)

Kesmeşeker şarkılarını internette bulmak zordur, eldeki tek kayıtla idare edin:
İzle-Dinle

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Yazıyla ilgisi olmamakla beraber , ATV'de yayınlanan hoş dizi Canım Ailemin saf,temiz, dürüst Anadolu Çocuğu Halim'de Adana Demirsporlu çıktı.Hatta altyapıda oynamışlığı bile varmış :) Dizi ekibinede teşekkür ediyorum , Samim'i Adana Demirspor'lu yaptık , Halim'de diğer takımın taraftarı olsun dememişler.Halim karakteri başka takım taraftarı olsa üzülürdüm doğrusu...
T.Egemen
Onur BİÇER dedi ki…
Sevgili Talip Egemen. Arıyorum o görüntüleri. Koyacağız bloga.
Adsız dedi ki…
http://www.youtube.com/watch?v=tyFXYOxdj5E

istediğiniz görüntü burada efendim :)

dakika 1.22 - 2.04 arası.
Adsız dedi ki…
bu arada Kesmeşeker şarkılarını internette bulmak zordur, eldeki tek kayıtla idare edin:
İzle-Dinle
izle dinleye tıklıyorum açmıyor linki buraya yazabilirmisiniz
yavuzy dedi ki…
Adres şu; http://www.youtube.com/watch?v=VSzEoA8YwQk

youtube hala yasaklı olduğu için sıkıntı olabilir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...