Ana içeriğe atla

Yardım Gecesi Yaklaşırken Sorular...

Perşembe gününün gelmesi ile birlikte kendi taraftarının gücü yettiği ölçüde takımına nasıl sahip çıktığı belli ölçülerde netlik kazanacak. Öncelikle belirtmek gerekir ki; bence yardım gecesinin kongreden önce gerçekleştirilmesi hatalı bir girişim olmuş. Zira insanlar soracaklar:

Ben hangi yönetimin başında olduğu takıma destek vereceğim?
Mevcut yönetimin verdiği güveni bana yeni gelecek yönetim verebilecek mi?

Bu soruların cevabını kestirmek mümkün. Bekir Çınar yönetiminin devam etmesi umuluyor. Gerçi Demirspor bu, her an her şey olabilir ama yazının tarihi itibarıyla durum böyle.

Tarihinin doğruluğu tartışılabilir, peki yardım gecesinin kendisi doğru bir adım mıdır? Bence isabetli bir karar verilmiştir. Halkın takımı halkının desteği ile daha da güçlenmelidir. Bu güçlenme gelecek maddi katkının boyutundan ziyade katılımın çokluğu ile anlam kazanacaktır.

Asıl sorulması gereken sorular ise şunlardır:

-Kulübün mali yapısı ne kadar şeffaf olacaktır?
-Transfere ne kadarlık bir bütçe ayırılacaktır?
-Gelirlerin nerelerde kullanıldığını takip etmek mümkün olacak mıdır?

Bu soruları çoğaltmak mümkün. Ancak bunlara verilebilecek cevaplar insanların davranışlarını etkileyebilecektir.

Çünkü 14 yılı aşkın bir süredir bu kulüp maalesef çiftlik gibi kullanıldı. Güngören maçından boynumuz bükük ayrıldığımızda çöpe atılan tutarın 11 trilyon Lirayı bulduğundan, Türkiye Kupası'ndan elde edilen gelirin 1 trilyona ulaştığından söz ediliyordu. Şimdi insanların bir umuda ve daha önemlisi güvene ihtiyacı var.

Likidite güven ortamının sağlandığı yerlere akmaktadır. Bugün yönetimsel olarak güven veren birçok futbol kulübü sadece halkından değil, finans sektöründen de ciddi kaynaklar sağlayabilmektedir. Bu kaynakların yönünün bize çevrilmesi için atılabilecek bir çok adım vardır. Elbette bunlar süreç meselesidir, ancak yardım gecesi öncesinde sorulara verilecek cevaplar veya taahhütler bile bu güven duygusunun kurulmasına yardımcı olacaktır. Yönetimin bu yönde atacağı olumlu adımları bekliyoruz.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
arkadaşlar artık isyan edelim bu program yayınlanacak ama benim evdfe anten sistemi yerine uydu sistemi olması yüzünden izleyemiceğim 4 adanalı kanalından biridemi uyduda olmaz acaba?
Onur BİÇER dedi ki…
Evinizde internet varsa oradan da takip edebilirsiniz. Son dakikada bu konuda yapılabilecek bir şey yoktur, diye düşünüyorum.
Adsız dedi ki…
evet ama artık bunada bir el atılması lazım bir adana kanlımızda uyduda yer almalı bu büyüj şehire bu yakışmıyor
Adsız dedi ki…
Aytaç baba hemen el atar bu konuya.
Adsız dedi ki…
Diyelim ki yardım gecesinde elimizden geldiğince yardım ettik.Ama kongrede bir mucize oldu Mustafa Tuncel başkan seçildi.
Paramızı nasıl geri alabiliriz :)
ADS dedi ki…
Güzel yazı yazanlara tbrler http://www.spor01.com/
göktuğ dedi ki…
Bekir Çınar devam eder. Bu kadar emeği boşa vermeyecektir. Herkes devam etmesini istiyor. Gelecek sezon için 10 oyuncu ile anlaşıldığı söyleniyor.Su projesi bitmek üzere , kredi kartı , yardım gecesi bırakmak olmaz yani...
Adsız dedi ki…
Gecenin assolisti Aytaç Durak olacaktır.Kırmızı halı serilecek,davetler yapılacak Aytaç Durak gülümseyen yüz ifadesiyle,kurtarıcı edasıyla ,Adana Demirspor'daki derin devletin dokunulmaz liderliginin verdigi güç ile ben geldim diyecektir.Herkes de hoşgeldin diyecek,el öpecektir.
Ati dedi ki…
hep birşeyler yapılsın deniyor, ama bu iş lafla olmuyor maalesef. bizim birşey yapmak için ise elimiz kolumuz bağlı.. eeee. ne yapacağız peki??? ben sana şöyle cevap vereyim kardeşim, şu takımı yoluna soksunda, değil elini, ayağını bile öpelim ne diyeyim daha...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ