Ana içeriğe atla

Yapma Halim Dedim, Etme Dedim, Olmadı...

Bu Halim'i uyardım ben. Bak Halim dedim. Bu işin içinde yıllarca başarısız olmak ve bu başarısızlığa katlanmak var, biber gazı yemek var, gözyaşı dökmek var, sabır taşı olmak var, çatlamak var dedim. Gel sen Demirsporlu olma dedim. Olmadı, Adanalı ne de olsa. Adamın kanında var. Ne yapsan ne etsen boş. Adam Demirspor'da top oynamış, o tribünün kokusunu ciğerine çekmiş, o gırtlağı o mekanda yırtmış, o takımda o ayağı sakatlamış, mümkün mü bu sevdadan kurtulmak, mümkün mü Adanalı olup da Demirsporlu olmamak. Dedi ki bana; mümkün mü o gururu taşımamak, mümkün mü başarısızken bile büyümenin asaletine sırt dönmek? Ne yapalım o halde. Hep aramızdaydın da dile getirmedin. Hoşgeldin be Halim, hoşgeldin. "Canım Ailem"ize hoş geldin.


Yorumlar

Adsız dedi ki…
Halim'in kaderide Adana Demirspor'a benzemiyor değil. Tam sevdiği kızla evlenirken,sevdiği kız nikah masasından Mersin İdman Yurtlu Ali'ye kaçıyor.Neyse , umarım videodaki, İbrahim Hocanın Kızı ile olumlu gelişmeler olur da böylece yengemizde camianın içinden biri olmuş olur :) Haırlısı olsun diyelim :) Canım Ailem Demirsporludur...

T.Egemen
kebabman dedi ki…
Samim'e her yere goturdugum atkimi teklif ettim,bombayi Halim patlatti.Samim'de de Demirsporlu tipi yoktu zaten :-)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!