Ana içeriğe atla

Polis artık stadyumun dışında...

"Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine dair 5149 sayılı kanunun 5.maddesi gereğince, bugünden itibaren polisin stat, salon ve spor alanlarının içinde görev yapması ortadan kalktı." - Hürriyet

Bundan böyle özel güvenlik şirketlerinin görevlileri spor müsabakalarında görev yapacaklar. Kanunlarda süper bir açıklık olmamasına rağmen bu durumda "biber gazı"nın son bulacağı düşünülebilir zira Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun şöyle diyor:

"Özel güvenlik görevlileri, özel toplantılarda, spor müsabakalarında, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde silahlı olarak görev yapamazlar."

Yasadaki silah tanımının içerisine jop ve biber gazının da giriyor olması lazım. Ateşsiz de olsa bunlar da silah neticede. Umarım hem yasal bazda hem uygulamada jop ve biber gazına son verilmiş olur bu sayede...

Evet, bundan böyle maçlarda stadın içerisinde polis yok. Orantısız güç kullanımı ve biber gazı faktörleri nedeniyle isabet oldu derim, kendi görüşümce...Kapıdan girerken son polise el sallar "amirim 5 atacaz 5" diyerek gireriz içeri artık :)

Yorumlar

MiTo1940 dedi ki…
Habere sevinmekle beraber; haberin gerçekleşme durumunun üzülerek olmayacağı kanısındayım... Polis Stad içi değil stad dışı güvenlik önlemi alacaktır... Stad içerisinde vuku bulan herhangi bir olayda polis tekrar olaya müdahil olacaktır... Türkiyede Özel güvenlikçiler dahil tüm güvenlikçilerin stadları boşaltması lazım :):):)
vertumnus dedi ki…
Aynı şeyi ben de düşündüm :) Polis dışarı da olacaktır ve illaki müdahalesi olur.

En azından dışarda onlar toplanıp içeri girip gazı sıkmaya başlayana dek, burnumuza limon sürecek zaman kazanmış olduk :)
MiTo1940 dedi ki…
bu arada ah bir msn versen...
vertumnus dedi ki…
Bir gün alıcam şu MSN'i artık, her yerde o kadar ihtiyaç oluyor ki...Gündüzleri ofiste yasak, akşamları da bilgisayara bakamıyorum pek diyerekten hiç MSN kullanmıyorum ben.

vertumnus80@gmail.com üzerinden normal mailleşmek mümkündür :)
MiTo1940 dedi ki…
tamam konuyu takip ettim...
adanademirsporlu dedi ki…
bu habere çok sevindim.güzel 1 uygulama.yalnız bu özel güvenlik elemanları stat içinde asayişi nasıl sağlayacaklar,orası da bir muamma.açıkcası stat içinde kimse bu özel güvenlik elemanlarını fazla dikkate alacağını düşünmüyorum,ama sonuç olarak bu karar iyi bir karar;) en azından statın içinde polislerden ve onların biber gazından,joblarından,artislik tavırlarından kurtulmuş olduk...
Semt Aşığı dedi ki…
Federasyon başkanı olayın yalnış anlaşıldığı.Yalnış yorumlandığını söyledi.Stad içlerinde bu hafta polis olacak.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend