Ana içeriğe atla

Klasman Grubu 16.Hafta "Sıfır"

Disconnectus Erectus bir aşağıdaki yazıda durumu gayet güzel özetleti...Yeni hocamızla deplasmanda aldığımız galibiyet sayısı: sıfır...

4 maçın 4'ünü de alalım biz bu gruptan çıkacağız diyorduk...Denizli'nin bir beraberlik bir mağlubiyet alması yetiyordu. Buyrun, Denizli berabere kaldı, ben eminim Afyon ve Marmaris maçlarında da puan kaybı yaşayacaklar...Amma velakin sen, kendi deplasmanında kazanamıyorsan olmuyor işte...

Umut bitti mi? Bu moralle nasıl olur bilmiyorum. Matematiksel olarak biten bir şey yok, "çıkmadık candan ümit kesilmez" de derler ya...Sanmıyorum...Keşke olsa...Keşke!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Tas ve hamam aynı ama tek değişen şey hamamcı ve ekibi oluyor.. Yani başkan, yönetim ve ekibi değişiyor ama geri kalan herşey aynı..

Seneye diyerek bu sezonda kapandı. Gelecek yılda aynı tas aynı hamam olacaktır ve seneye denilecektir.. Taraftar şampiyon denilerek avunmaya devam edilecektir..

Kafalar aynı kaldıkça, yönetenler aynı kaldıkça avunmak ve ya sabır dışında ne var ki bizlere düşen??

Soruyorum herkese, seneye değişen farklı olan ne olacaktır?? Cevap nedir?? Hiçbirşey..

Hadi canım siz de diyorum ben...

Kamil Ateş

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!