Ana içeriğe atla

Ederlezi...

"Ağlama Hıdrellez...

Acı çektim !
Yerine aşk yeşerecek,
Başka bahara..."

Herkesin Hıdrellez'i kutlu olsun!

Güneşli sabahlarda annelerin kızarttığı ekmek kokuları burunlara dolsun...Ya o kokular uyarsın uykudan ya yarin bir tutam öpücüğü...Hem yar olsun hayatımızda, hem ana, baba, kardeş olsun...İlla ki uyanıp da camı açınca,içeri bir tatlı meltem dolsun!

Aynı ismi taşıyanların sarıları çağan çağan çağlasın da evlensin, karaları niğ'dem ben orda diyip gurbetlere gitmesin!

Yağmurlar olsun, ıslanmış çim koksun da, doğalı bir sene olmamış çocuklar yalınayak ilk adımını atsın üstünde...Bir adım olsun, iki adım olsun, iki artı bir adım daha olsun!

İşinde onurlarıyla ilerlemeye çalışanların terfileri, kilim kilim olsun da ayaklarının altına serilsin!

Asker ocağında nöbet tutanlara yeşil renk yasaklansın da gözlerine denizin mavisi aksın!

Barış olsun, dostluk olsun, Alpaslan'ından, Timurlenk'inden bugünlere bu topraklara gayrı silahlarla filler girmesin de çayır çimen geyikler olsun!

İş arayanlarla sınavlara girenlerin kopyalarını bir kulaklarına Hızır, öbürüne İlyas gökten alsın da "tuğ" diye üflesin!

Hastalar öyle iyi olsun ki, boşluktan ne yapacağını bilemeyen doktorlar martilara simit atsın!

Öğrenciler topyekün notsuz, finalsiz mezun olsun! Türkiye'nin geleceğinin üzerine ay doğsun!

Kim, temiz kalbiyle ne istiyorsa o olsun!

Adana Demirspor şampiyon olsun!
Adana Demirspor şampiyon olsun!
Adana Demirspor şampiyon olsun!

Lan bir de olmuşken beyaz peynirin yanına kavunla büyük rakı olsun!

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Amin! :)
mustava dedi ki…
benim geçen sene çizdiklerimden birisi oldu. senin de yazında sözü geçen minicik adımları bekliyoruz heyecanla...

yalnız bir diğer çizdiğim olmadı. sen de çizmiştin hatta geçen sene. hıdırelleze ve dilek tutmaya bir şekilde iştirak eden tüm demirsporluların kağıtlara çizdiği, içinden tekrarladığı, bağıra bağıra söylediği o temenni bir sene içinde ikinci defa da gerçekleşmeyecek. darısı önümüzdeki hıdırellezlere olsun.
Kutal dedi ki…
Kendi yetiştirdiği futbolcuları harcamayan , halkın takımı sıfatını yönetimde de oturmuş olan Demirspor olsun olmuşken. Diğer dallara da önem veren bir Demirspor yönetimi olsun.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.