Ana içeriğe atla

1 yıl

Geçen yıl bugün, yeni bir acıyı göğsümüze gömmüştük. Onca yılın yorgunluğuyla çırpınan kalplerimiz, yeni bir yük daha edinmişti kendine.

Bu yıl, ekstra playoff'ların finalinde Çanakkale Dardanel, Tarsus İdman Yurdu'nu 5-0 yenerek bir üst lige çıktı. Güzelim Cebeci Stadı'nda taş çatlasa 2bin kişi vardı. Şampiyon olan takımlarını, 250-300 kadar Çanakkaleli destekledi. 1bin küsür Tarsuslu da memleketine üzgün döndü.

Geçen yıl ise 15 bin Demirsporlu, biber gazının vücut üzerindeki etkisini test ederek dönmüştü Torosların gerisine...

Çanakkale, geçen yıl gittiğimiz en uzak deplasmandı. Rakibin play-off'ta iddiası yoktu; biz ise şampiyonluk yolundaydık. Orada da Çanakkalelilerden çok çıktı sesimiz.

1 yılda, geçen yıl bizi zorlayamayan bir ekip daha üst ligimize çıktı. Biri daha bunu başardı. Sadece 1 yılda, derli toplu bir takım kurup, parasını düzgün harcayıp, sağa sola bulaşmayıp, işini yapıp amaçlarına ulaştılar. Biz yine, başkalarının sevincini izlemek zorunda kaldık.

Sadece 1 yılda çok şey değişebilir. Bugün seçilen yeni Demirspor yönetimi, Bekir Çınar başkanlığında bunu yapabilir mi? Geçen yıl bugünün hüznü, bu yıl yeni bir yönetimin umudu... Gelecek yıl, bizim yılımız olsun!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
İNŞALLAH YANILMAM AMA BEN ÖNÜMÜZDEKİ SEZONDAN ÇOK UMUTLUYUM. BU SEFER OLACAK ARKADAŞ!!
MASMAVİ DÜŞLERİMİZ GERÇEĞE DÖNÜŞCEK... BU SEFER KAHPE FELEK BİZE DE GÜLECEK BEN İNANIYORUM

D10S

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ