Ana içeriğe atla

Umut : 4'te 4

Haftasonu yaklaşıyor...Konuştuğum her Demirsporluda, bir umut..."4te 4 yaparsak, çıkabiliriz bu gruptan..." Aklımız, fikrimiz kalan 4 maçın 4ünü de almak oldu. Neden olmasın diyorum...

Demirspor bu, Onur yazmıştı "aynı sezon içerisinde hem küme düşüyoruz dedirtir, hep şampiyonluk hayali kurdurur" diye...Çok doğru...Elimde bir umut, öylece puan hesapları yapıyorum. Beraber yapalım en azından

4 maç kaldı, 5 puan fark var. Şu anki puanlar;

Turgutlu 51
Denizli 51
Adana Demirspor 46

Fikstüre gelecek olursak;

Turgutlu: Alanya (D) - Denizli - Adana Demirspor (D) - Fethiye
Denizli: Altınordu - Turgutlu (D) - Afyon - Marmaris (D)
Adana Demirspor: Fethiye - Altınordu (D) - Turgutlu - Afyon (D)

Gelelim tahminlere;

İlerleyen haftalar ne gösterir bilinmez ancak Fethiye'nin şu an düşme potasında olmadığı söylenebilir. Yarın bir gün düşme telaşına girdiklerinde oynamaktansa şu an onlar rahatken kendi evimizde oynamak bir avantaj. Turgutlu ve Denizli, biz Fethiye ile oynarken düşme hattında kurtulmak isteyen Alanya ve Altınordu ile mücadele edecek, her iki maç da hayli zorlu. Rakiplerin puan kayıplarına ve dolayısıyla puan durumdaki farkın kapanmasına çok açık bir hafta, iş ki biz Fethiye'yi yenelim...

Bir sonraki hafta bu defa biz, kümede kalmak için her şeyini ortaya koyacak olacak Altınordu ile deplasmanda karşılaşıyoruz. Bu sezon deplasmanlarımız hiç iyi gelmedi bize. Bir önceki hafta dediklerim çıkar da puan farkı azalırsa o zaman iyi bir psikolojiyle yüklenmemiz mümkün...Galibiyet şart zira rakipler birbiriyle oynayacak, o maçın galibi umutlanacaktır o yüzden o maçın galibi olmasın, berabere kalsınlar diye geçiriyorum içimden şu an. Ancak o hafta gelince puan durumuna bir daha bakmak lazım, bize hangi sonuç avantaj sağlayacaksa o olsun diyeceğim...

İşler iyi giderse, bir sonraki hafta Adana'da oynanacak Turgutlu maçında 5 Ocak'ı cehenneme çevirir bu taraftar. Geçen yıl Adana'daki Karabük maçı gibi olur. Karabüksporlular'ın halen kulaklarının uğuldadığını biliyoruz, Turgutlu'ya da aynısı olur derim. Bu hafta galibiyet bizi liderliğe taşıyabilir, önceki haftalara bağlı olarak...Denizli Afyon'la nispeten kolay bir maça çıkacaktır, biz Turgutlu'yu yenip lider olalım rakiplerle bağı koparalım...

Son maçımızda Afyon'a giden otobüsün içinde, tüm bu yazdıklarımın çıktığını konuşalım...Afyon'a gidelim...Şampiyonlukla dönelim...Bu kez geriden gelip play-off'a çıkan, bir sıçrayan, iki sıçrayan ancak üçüncüyü sıçrayamayacak olan o play-off şeytanının bacağını kıralım!

Bu sene Mayıs, öyle bir havada gelsin ki...Vazgeçmek mümkün olmasın!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
umudumuzu hiç bir zaman yitirmedik
http://demirsporumuz.blogspot.com/
Adsız dedi ki…
umtu fakirin ekmeği.. ama bizim gönlümüz zengin bre:) umutsuz olalım , sonra alkol denizlerinde , gözyaşı dehlizlerinde manasız boğulmalar yaşıyoruz...
Ozan Baysal
Kutal dedi ki…
Umut Simsekìn ekmegi

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla