22 Nisan 2009

İspanya İzlenimlerim #5

Granada...


Hindistan’a gidip Taç Mahal’i görmediğine bin pişman olan ben, bu kez İspanya’ya gidip El Hamra Sarayı’nı görmediğime hayıflanmamak için Granada’yı seyahat planına eklemeyi ihmal etmemiştim. Endülüs’ün başkentine gidip Granada’ya uğramamak olmazmış zaten!

3 saatlik, oldukça konforlu tren yolculuğunun ardından Granada’ya vardık. Eşyalarımızı hostela bırakarak, Türkleri çok seven hostelın sahibi amcanın tavsiyesiyle San Nicolas tepesine uzun bir yürüyüş sonrası çıktık. Bütünüyle ışıklandırılmış Elhamra Sarayı (La Alhambra) karşımızdaydı. Onca açlığımıza rağmen epeyce yokuş tırmanmamıza değdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Manzaranın keyfini sürdürkten sonra kazınan midelerimize bayram ettirmek için şehre indik.


Hostelımızın hemen altında bulunan bir Arap Restoranı olan Sultan’ı gözümüze kestirmiştik. Nitekim mezelerden oluşan bizim damak lezzetimize yakın salata tabağının yanında tavuklu pilav tercihimizle amacımıza ulaştık:)

Yorgunluğumuzu da dikkate alarak Elhamra Sarayı'na giriş alternatiflerinden 14:00'te karar kılarak (Diğeri 08:30 idi) günü bitirdik.

Ertesi gün kahvaltı, gezinti ve bir manastır ziyaretinden sonra Elhamra Sarayı'na doğru yola çıktık. Aşağıdaki fotoğrafta, özellikle Granada'da sıkça rastladığımız, bir sokak performansçısı abi ile bendeniz yer almaktayız. Performansı hareket etmemek üzere kurulu, önündeki kovaya bozukluk bıraktığımda kuş gibi ötmeye başlaması ve bana el sallaması dışında:)

Elhamra'ya girişi Türkiye'de soruşturduğumuzda açıkçası gözümüz korkmuştu. 'Gireceğiniz vakitten en az 2 saat önce gidin, çok sıra oluyor' uyarısı, Mart ayında olmamız nedeniyle bizim için geçerli olmadı.

Yazacak çok birşey yok, görmek lazım. Sadece fotoğraftaki bahçe için zamanın hükümdarı 'Cennet gibi bir yer yapın' buyurmuş. Evet güzeldi ama bence cennet daha güzel olmalı!

Tek eksiğimiz, çabalamamıza rağmen saatini denk getiremediğimizden, Granada'da flamenko izleyememek oldu. Ama yapacak birşey yoktu, çünkü ilki kadar kötü olmasa da, yine bir otobüs yolculuğu sonrası Madrid bizi bekliyordu...

Gelecek yazı: Madrid

Hiç yorum yok: