Ana içeriğe atla

Bir düş, gerçek olurken...Mondiali Antirazzisti'ye gidiyoruz!

1997’den beri İtalya’da düzenlenen, tüm dünyanın ırkçılık karşıtı taraftarlarını biraraya getiren Mondiali Antirazzisti’ye Türkiye’den katılan ilk takım olarak gidiyoruz.

İlk görüşmelerimizi yaptık, organizasyondan Matthias’ın “Buy your tickets now! We are happy to have you with us, welcome at the Mondiali Antirazzisti!” (Biletlerinizi alın! Sizinle olmaktan mutluluk duyuyoruz, Mondiali Antirazzisti’ye hoşgeldiniz!) mailine koca bir gülümsemeyle “Hasta Siempre!” cevabını yazıp başladık hazırlıklara…

Pankartlar boyanıyor, formalar ütüleniyor, masmavi bayraklara Che’nin gülümsemesi işleniyor şimdi… Adana Demirsporlular 8-12 Temmuz’da İtalya’ya gidiyor!

Uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir düş, gerçeğe dönüyor şimdi…

20 Nisan itibariyle kesin kaydımızı yaptırmış olacağız...Umarım hiçbir aksilik çıkmayacak ve orada olacağız...Etkinlik, Bologna'da olacak, Livorno'ya trenle 3 saat kadar mesafedeymiş...

Oraya kadar gitmişken umarım Livorno'nun kutsal topraklarına da basıp hacı oluruz :))

Yorumlar

Hüseyin A. dedi ki…
yuh artık diyorum:)) abi sizinle gurur duyuyorum
Hüseyin A. dedi ki…
yüksek müsadelerinizle blogdan da duyurdum,

http://anadoludanfutbol.blogspot.com/2009/04/adana-demirspormondiali-antirazzistiye.html
Flying Dutchman dedi ki…
Ben de günü kapatırken duyurayım
Helal olsun
Gitmişken Livorno başkanına karpuz götürün, bizim oralarda çok hayranınız var diyin...

çok güzel bir haber. hem de çok güzel...duyurmaya çalışırız gücümüz yettiğince...affınıza sığınarak organizasyondan resim ve 1-2 yazı desteği de alırsak hiç fena olmaz
ziggytheking dedi ki…
Perşembe konuklarınızdan #9 numara Semih Erol olarak gurur duymuştum blogunuzda yer almaktan. Gerçekten tebrikler!
penche(kold) dedi ki…
Ülkemizde tam da şu günlerde yaşadığımız kahrolası rezil futbol ! ortamından, bu haberle bir an uzaklaşmak ta bir şeydir. Hem düşüncelerimize uygun düşmesi açısından hem de Demirspor açısından. Biz ve bizim gibi düşünenlerde kendisini böyle güzelliklerle çoğaltıyor, ne yapalım. Sağ olun dostlar. Kendi bloğuma izninizle ekledim.
mirothekid dedi ki…
tebrik ediyorum arkadaşlar...

size de Adanademirspor'a da yakışanı yapmışsınız...
Adsız dedi ki…
İşte Demirsporluluk budur. Yine bir ilki başardınız.Gözlerinizden öperim Ankara Tayfası.Yolunuz açık, yüreğiniz hep sevgi ile dolu olsun.

Merih Güvenç
Adsız dedi ki…
Tebrikler ve helal olsun
TebeVolimo dedi ki…
Yolunuz açık olsun bol bol foto bekliyoruz Adanadan selamlar
Hüseyin A. dedi ki…
http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10240

yakında yayıan girecek bir sitedir kendisi yüksek müsadenizle bende bu siteye ilk haberimi girdim:)
Sinematik dedi ki…
Sewvgili arkadaslar gelirken benimle kontak kurun.

Bizde Bolognadayiz turnuvaya katiliyorz Kadın erkek karısık bir takımımız var, che torni babele ismi.

Terslik olmazsa birde standımız olacak.

e.mail adresim: utkuluer@gmail.com

Livorno - Bologna arası 3 saat trenle ;)
Flying Dutchman dedi ki…
Arkadaşlar konuyla ilgili bloga yazdığım yazıya şöyle bir yorum geldi

http://vliegendenederlander.blogspot.com/2009/04/mondiali-antirazzisti.html

"Adana demirspor ankara tayfasi benimle temasa gecerse onlara Bolognada yardimci olurum.
"

Kendisi İtalya'da yaşayıp daha önce bu turnuvada yer almış birisi

bir şekilde ulaşın isterseniz
yavuzy dedi ki…
Bu çok iyi bir haber işte...çok sağolun.
ultras/Movement dedi ki…
Yolunuz açık olsun arkadaşlar...
Hüseyin A. dedi ki…
http://www.kozandiyari.com/haber_detay.asp?haberID=886

bu da son :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ