Ana içeriğe atla

Akademi Ligi Türkiye Finalleri Elemeleri

Geçtiğimiz hafta U-14 ve U-15 takımlarımız, Akademi Ligi Türkiye Finalleri Elemeleri için İzmir'deydi. Maçlar sona erdi, her iki takımımızda 1 beraberlikle gruptan elendiler.

Sene boyunca tüm maçlarını takip etmeye çalıştık, bizleri hep mutlu etti bu çocuklar. O kadar ki, "Şimşek'in onuru size emanet" dedik hep, içlerinde taşıdıkları o saf, masum Demirsporluluk ruhlarından ötürü...Şimdi onlara büyük bir teşekkür etme zamanı, bize bu onuru yaşattıkları için. Aldıkları sonuçlar ne olursa olsun, o genç yaşlarında kocaman işler yapıyorlar, ellerine, ayaklarına sağlık...

Teşekkürler çocuklar...

Yorumlar

mustava dedi ki…
kardeşlerimize teşekkürler. onları takip etmeye devam edeceğiz. umarız ilerleyen yıllarda kendilerine fırsat verilir ve a takıma hizmet verirler.
Hüseyin A. dedi ki…
özellikle u-17 deki Ömer Kahveciye çok dikkat Demirspor'un bir 10 yıl kaleci sıkıntısını cozebılecek bır yetenek tabi ki futbolu cok bılenler ona forma sansı verırse...

ayaklarına saglık hepsinin orada olmak bile çok guzel.
Adsız dedi ki…
ankara tayfası ben u 15 takımından rahman orta saha oynuyrum sizleri çok sviyrum bizm kadarbu kutsal formayı svdgniz için eger izin verirseniz size izmride finallerde oynadıgımız maçların resmlerinin sitenize ekleyin
Onur BİÇER dedi ki…
Tabi ki gönder Rahman. Yayınlarız seve seve.

Biz de sizleri seviyoruz.

Nerden buldun bu iki ay önceki yazıyı, ben ararken oldukça zorlandım :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ