Ana içeriğe atla

Tarihte Adana Demirspor -6- (Bu kez tarih yok)

Her Salı günü blogumuzda nerelerden geldiğimizi söylüyoruz. Söylemeye de devam edeceğiz. Yalnız, geçen hafta kaldığımız yere bir haftalık bir ara vereceğiz ve "Tarihte Adana Demirspor" köşemizi bu hafta Adana Demirspor'umuzun tarihinde bir mihenk taşı olan onursal başkanımız, uğruna heykelleri dikilen Aytaç DURAK'a ayıracağız. Sayacımızın her gün bıkmadan usanmadan ilerlediğini hatırlatarak başlayalım yazımıza.

Tam 5.000 gün oldu, tam 5.001 gün oldu, tam 5.050 gün oldu, tam 5.060 gün oldu. Bu taraftar Süper Lig'i görmedi ki...

Taraftarımız Süper Lig'i göremeyince o başarıları da göremedi. Bugün bu blogta Tarihte Adana Demirspor diye bir yazı dizisi var ise müsebbibi Aytaç DURAK. Son 15 yılımıza ve Adanamızın son 15 yılına el atan ve bizleri getirdiği nokta ortada olmasına rağmen Adanamızın kendisini yönetmeye layık gördüğü isim o. Adana söyleyeceğini seçimde söylemiş bana da bu hafta nostalji köşesinde Aytaç DURAK'a oy veren Demirspor taraftarına bir hatırlatma yapmak düşmüş.

Buyurun yakın geçmişten Aytaç DURAK:

Adana Demirspor kongrelerini anlamsızlaştıran ve kendisinin icazet vermediği kişinin seçilemediği camianın tek hakimi.

Adem ATILGAN'ın istifasına onay veren...
Osman ÇETİNKAYA'nın yeni yönetimde yer almak için izin istediği (14.06.2007)
Mustafa TUNCEL'in kulüp başkanı olmasına karar verdiğini söyleyen (15.06.2007)
Stoperimiz İlker ÖYMEZ'i kentin diğer takımına ücretsiz verdiği için teşekkür alan (10.08.2007)
Tarsus'taki olaylardan sonra "işi tatlıya bağlamanın yollarını arayacağını" söyleyen ama küçücük ve dev kalpli DEMİR'i görmezden gelen...
Rakip takımların atkısını takan...
Taraftarın evrimine sırtını dönüp ona buna mızmızlanan...
Kendince taraftarın deplasmana gitmesini yasaklayan...
Adanaspor maçında Adana'nın kazanmasını isteyen!!!
Maç sonrasında aşağıdaki açıklamayı yapan:

"Bu kentin valisi, Belediye Başkanı, her iki takımın yöneticileri ve taraftarlar üzerine düşen görevi yaptı. Ligin bitimine iki hafta kala Adana takımlarının el ele 1. Lige yükselmeleri için büyük fırsat doğdu. Artık söz iki takımın futbolcularında."

Görmemişin parası olmuş misali sarı zarflar ile sadaka dağıtan...
Kendisine ait olmayan, işçilerin parasından kesilen kaynaklarla saltanat sürdüren, kendisini Allahlaştıran...

Bizi karanlık çağlara iten...

Bu adamı seçtiniz, değerlerimizi alt üst ettiniz. Siz şimdi çıkıp ben Demirsporluyum dersiniz. Taraftar değil, izleyicisiniz. Devam edin.

Teşekkürler Adana.

Haftaya 1982-1983 sezonundan Antalyaspor maçı ile devam edeceğiz.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
yiyin ulan yiyin
aksırıncaya
tıksırıncaya
boğuluncaya kadar yiyin!!
bir 5 yıl daha yiyin
doymayın sakın!!!

d10s
Adsız dedi ki…
Bir hayal tufanı eser başımda
Hangi yana baksam Aytaç Durak karşımda
Artık tüm ümitler yabancı bana
Aytaçsız günlerden bir haber ver dilektaşı


Danyal Topatan

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend