Ana içeriğe atla

Mavi Mavi Masmavi...


Gelin bu güne biraz neşeli başlayalım. Sözlerini Adana Demirspor'a ithafen değiştirdiğimiz, kimi maçlarda stadımızı ziyaret eden belediye bandosunun tribünleri gezerek taraftarı coşturduğu o meşhur şarkı ile...

Bir zaman sonra şarkının gerçek sözleri akıldan gidiyor, yerine değiştirilen sözler kalıyor. Aynı hayat gibi. Bir zaman sonra Demirspor haricinde hayat, bir ayrıntıdan ibaret kalıyor...

Hep beraber söyleyelim o zaman.

Mavi mavi masmavi
Lacivert açık mavi
Şampiyon Demirspor
Çukurova'nın yari...

Dinlemek için: http://fizy.org/yN-tpjz8GT96



Yorumlar

vertumnus dedi ki…
3.mısra kesin "Şampiyon Demirspor" di mi? Ben hep orayı Adana Demirspor diye söylüyorum ya...
Onur BİÇER dedi ki…
Adem Atılgan'ın kulüp başkanı Tekin'in takım kaptanı olduğu dönemde Adana Demirspor Antalya'nın Kemer ilçesine Kemerspor ile maç yapmaya gelmişti. Yine bir ilçe takımını sevindirmiş 2-1 yenilmiştik.

Neyse konumuz o değil. Devre arasında Adem Abi (Atılgan) çağırdı davulcu zurnacıyı ve bunu çaldırttı.

2. mısrayı "Rengi lacivert mavi" diye söylemişti. Bu nedenle dönüştürülen şarkı benim hafızama böyle kazındı.

3. mısra ise Şampiyon Demirspor olarak söylendi.
mustava dedi ki…
www.mavilacivert.com'un geniş katılımlı 65.yıl balosundan bir önceki yıl düzenlediği gecede, ısrarlarımızla sahne alan Bombacı İbrahım Uzunca hocamız bu şarkıyı da seslendirmişti. Sesi gayet güzeldir bu arada.

Hatırladığım kadarıyla yazdığım gibi söylemişti.

Anonim halk edebiyatı budur işte. Her mecrada farklı söylenebilir. Belli bir kalıpta ısrarcı olmamak lazım tabii. Hece veznine uygun olsun yeter. :)
Fırat Ateş dedi ki…
Hatırlayanınız var mı bilmem; bu şarkının bir videosu vardı seneler önce izlemiştim, hala aklımdadır.

Arka fonda Seyhan Baraj Gölü dönemin (1985-86) futbolcuları yan yana dizilmiş kamera tek tek futbolculara zoom yapıyor ve Hrubeş memet, Gürcan, Cengizhan, Tekin ve diğer tüm futbolcular bu şarkıyı söylüyorlar
"mavi mavi masmavi
lacivert açık mavi
şampiyon demirspor
çukurovanın yari"

keşke birilerinin arşivinde olsa da paylaşsa bizlerle o videoyu..
Kutal dedi ki…
Ben bu videoyu hatırlıyorum hatta şimdi bulmaya çalışacağım, Kanal A da sürekli bu çıkardı nostalji tadında. :=)
Adsız dedi ki…
Gune guzel baslamak diye buna denir :-)
Filmden kesitlerle seslendirilmis bolumde ibrahim tatlises ve hulya avsar'in rol kesmelerine,bakislarina,cekim teknigine kahkahalarla guldum.
Sagol Mustafa.
Gencligimizde bu filmlerle bizi keklediler,keklendigimiz gunleri yad ettim.

Bombaci ibo'nun ses kaydi biryerlerde olacak...
Ayrica TRT'nin yaptigi sampiyonluk cekimlerinde baraj kenarinda futbolcularimiz topluca da soyluyordu.

Her ikisinde de sozler yazdigin gibi mustafa.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend