Ana içeriğe atla

İyi ki Doğdun Djurgården ! Happy Birthday Djurgården !

Visitors from http://www.fabrikenstockholm.se and other fans of Djurgården, kindly scroll down to italics for English version of the post. For all our posts about Djurgården IF please click : http://demirgibiyiz.blogspot.com/search/label/Djurg%C3%A5rden%20IF

12 Mart, renkdaşımızın doğum günü idi.
12 Mart 1891 tarihinde kurulan kulüp böylece 118 yaşına girmiş bulunuyor.Futbolda kurulduğundan beri 11 şampiyonluk görmüş.
Biz bu gidişle biraz zor şampiyon oluruz;ama temennimiz nice yıllar ve şampiyonluklar görmemiz...
İyi ki doğdun Djurgården ...

İsveç'e kucak dolusu sevgiler gönderiyor,Mavi lacivertli dostlarımızın şampiyonluk dolu yıllar geçirmesini temenni ediyoruz...

*Teknik sebeplerden dolayı birazcık geç girdik haberi :) Umarım Sarı çocuk Nils kızmaz bize.
-----
12 March was the birthday of our brothers in Sweden. Djurgården celebrated his 118th anniversary, with 11 championships in history. Although we're not so hopeful about Adana Demirspor, we wish both clubs will get many happy returns.

Happy Birthday Djurgården !

We send our best respects to Sweden and we wish happy new ages full of championships for our brothers.

* Due to technical problems, these post is published a bit late. We hope Nils will excuse






Yorumlar

mustava dedi ki…
bir gün isveçte, djurgardenli kardeşlerimizle omuz omuza maç seyredebilmek umuduyla. iyi ki doğdun isveçteki mavi-lacivert...

togepy, gördüğüm kadarıyla djurgarden forman gelmiş. darısı başıma diyorum, gözlerinden öpüyorum :D

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir