9 Mart 2009

İnadına Ankara...

Soğuk Ankara ayazında üşürdü düşlerim
Isıtan sıcak bir yürek arardım
Beyhude dolaşırdım parklarda
Sarardım bedenimi ellerimle
Çok giderdim ama tükenmezdim
Dağıtırdım efkârımı sokaklara
Ve mutluluğumu sokak çocuklarına
Ve düşlerimin en acı yerinde uyanırdım
Gözlerimde bir karabasan buğusuyla
Koyardım yastığa başımı ve ağlardım usul usul.
Bir ben arardım veya beni ben yapacak bir sen
Dilbilgisindeki bütün zamirleri aradım
Ama bir sen bulamadım
Ta ki seni bulana kadar.
Tükenen dünümün ardında
Yelken açtığım yarınlara rüzgâr oldun sen.
Ve her fırtınada alaboraya dönen ruhumun tesellicisi...

İyi ki doğdun tayfa...

Binbir umutlarla geldiğim Ankara'da yaşadığım hayal kırıklıklarının ardından tayfayla tanışmam tekrardan hayata bağladı beni. İlk başlarda sadece heves olarak düşünmüştüm, fakat farkına vardığımda hayatımın bir parçası olduğunu anladım. Bir zamanlar kaybettiğim sorumluluk, kendine güvenme, başarabileceğine inanma gibi duyguları tekrardan aşıladı bana. Artık Ankara'da kalmam için bir sebebim vardı.

İyi ki varsın tayfa...
İyi ki varız...
ve de var olmaya devam edeceğiz...

Nice mutlu yıllara...

1 yorum:

onur dedi ki...

Bir cevher daha kazandık, bir kardeşimiz daha aramıza bu güzel yazısıyla katıldı. Hoş geldin kara suskunluk. En suskun dönemin bu yazında olduğu gibi şen şakrak olsun.