Ana içeriğe atla

Bisiklet Takımımız Bile Varmış...

Tarihte Adana Demirspor serisine Disconnectus Erectus'un katkıda bulunması sonrasında günü nostalji günü ilan edip geçmişte bisiklet takımımızın bile var olduğunu, hatta başarılı bir takım olduğumuzu da bari bugün gösterelim, dedim. Umarım okuyucuları fazla boğmamışızdır.

Sene 1950. Mayıs ayındayız.

Sene 2009. Tek maçımız futbol maçı. Ona da yayan gidiyoruz.

Kaynak: Yeni Adana Gazetesi Arşivi

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
"Bisiklet branşında Ertuğrul Ağrı, Ahmet Avcılar, İbrahim Gönül, Erol Berk, Demirspor forması altında milli formayı giydiler..."

Takımların ilk kurulduğu yıllarda, kurum içi rekabetin kontrol altında tutulabilmesi için, güreş-bisiklet-atletizm gibi branşlara daha çok önem verilmiş. Takımda birbirini geçme hırsı yerine, herkesin kendi alanında en iyi derecesi vermesi için çalışılmış. Bu Beden Terbiyesi Kanunu'nda da açıkça görülüyor. Yani dönemin ruhuna sirayet eden ve tabii devletin kurucu ilkelerinden beslenen bir düşünce. Sporcuyu, toplumsal olarak da sağlıklı tutabilmek için rekabetin önüne geçilmeye özen gösterilmiş. Hatta futbol, gerek bedensel gerekse toplumsal sağlığa pek birşey katmadığı için birçok yazıda açıkça kötüleniyor. Tenis, kadın ve erkeklerin bir arada oynayabileceği bir aile sporu olarak övülüyor! (Tenis takımımız yoktu ama masa tenisi takımımız vardı.)
MiTo1940 dedi ki…
Her dalda takım var... Ama hiçbir takımda tutulacak dal yok...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!