Ana içeriğe atla

360 Derece Dönerseniz Aynı Noktaya Gelirsiniz...

Adana Demirspor'da yıllardır yörünge aynı. Yuvarlak bir koşu pistinde koşuyorsunuz, ilerlediğinizi sandığınızda bir de bakıyorsunuz ki; aynı noktaya gelmişsiniz.

Burada defalarca bahsettik. Bu takımın neden kalıcı gelir kaynakları yok, diye bıkmadan usanmadan sorduk. Bu takım neden milli takımlara oyuncu çıkaramıyor ya da bırakın milli takımları, altyapısından kendi profesyonel bünyesine kaç oyuncu dahil ediyor, diye yılmadan konunun üstüne gittik.

Doğrularıyla yanlışlarıyla Bekir ÇINAR ve yönetimi şu anda bu zinciri kırma kudretini elinde bulunduruyor. Yönetme erki kendilerinde. Bu yönde adımlar attılar. Tebrik etmezsek, mutlu olmazsak kendimizde art niyet aramamız gerekir. Altyapıdan kadroya oyuncu dahil etme zorunluluğu getirdiler. Taraftar ile takımın bütünleşme derecesini artırma adına gün düzenleyecekler. Halkın takımına yakışan bir adım olacak bu organizasyon da... Kalıcı gelir kaynakları yaratma noktasında hepimizin bildiği üzere bir banka ile anlaşıldı. Hepimiz o kartlar ile ilgili olarak üzerimize düşeni yapacağız. Kısa mesaj ile takıma gelir sağlanması projesinin hayata geçirilmesini de aynı hevesle bekliyoruz.

İşte tüm bu icraatlerden dolayı ben bu yönetimden tüm hatalarına rağmen (kabul edilemeyecekler de dahil olmak üzere) umutluyum. O nedenle aşağıdaki beklentilerimi de yönetimin dikkate alacağını düşünerek bu yazıyı kaleme alma gereksinimi duydum.

Son zamanlarda basında sıkça yönetime destek mesajları ve maddi yardımda bulunulmasına ilişkin yazılara rastlıyoruz. Basın uzun süredir kendisini tekrarlıyor ve inatla asla eleştirmeme noktasında duruyor, hep destek tam destek diyor. Talep edilmesi halinde isimleri de zikredilmek suretiyle ilgili yazarların hangi tarihlerde ne yazmış olduklarını da dile getirebilirim.

Bir takım sorular var aklımda. Bu sorulara verilecek samimi yanıtların hem basının, hem yönetimin hem de biz taraftarların arzuladığı sahipsiz Adana Demirspor tabusunu yıkmak açısından son derece etkili olacağını düşünüyorum.

Bu takımın ne kadar borcu vardır?
Kime borcu vardır?
Bu borçların geri ödenebilirliğinin anlaşılmasını teminen mali tabloları ne kadar şeffaftır?
Bu takıma destek olan kişiler (borç verdikleri varsayımı altında) yardımlarını ne zaman geri alabileceklerdir? Geri alabilecekler midir?
Yönetimin bu konuda bir iş planı var mıdır?
Kongrelerin demokratikleştirilmesi yönünde adımlar atılacak mıdır?
Yönetimler (hangisi olursa olsun) kongrede hesap verecekler midir?
Kulübe gelir sağlanması açısından ilave üye alınması ve bu suretle halka daha fazla açılınması planlanmakta mıdır?
Aidatlarını ödemeyen kongre üyeleri deşifre edilecek midir?

Sürekli aslan yürek olarak adlandırılan mevcut yönetim belediye seçimlerini MHP'nin kazanması durumunda takımdaki görevine devam edecek midir?
Yoksa Bekir ÇINAR, kulüp başkanlığını bırakıp belediyeciliğe mi soyunacaktır?
Kulübün İddaa gelirlerine temlik koyduğu ifade edilen Mustafa TUNCEL ile aynı parti çatısı altında çalışırken kulübün menfaatlerinin öncelik sıralaması nasıl olacaktır?
Siyasi kimliğini ortaya koymuş olan kulüp başkanımız, kulübümüzü siyasetin dışında tutabilecek midir?

Bu ve çoğaltılabilecek bu tipteki sorulara olumlu yanıtlar alınabilmesi halinde takıma yatırım yapanlar, yatırımlarının karşılığını alabileceklerini, en azından bunun semerelerinin takıma yansıyacağını düşüneceklerdir diye tahmin ediyorum.

Gelir yaratmayı kolaylaştırmak, takımdan siyaseti uzak tutmak, emeklerin karşılığını alabilmek açısından mevcut yönetim umut vermektedir. Şimdi kendilerinden bu zinciri kırmalarını, bu çemberden çıkmalarını talep ediyorum. Umarım kulak verirler.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
adanademir konyaspor kardeş takım ama ben hiç konyasporla ilgili bişey göremedim sitede gardaş
buda benim blog eurostadiums.blogspot.com
ben sizi ekledim.adanaya gitmişliğimiz mavişimşekle üçlü çekmişliğimiz var
nalçacıdanız bizde.
ayrıca ankarada okudum üniversiteyi geçen sene bitti!
Adsız dedi ki…
umarım ki birileri siyasi emelleri için, takımı basamak yapmak düşüncesinde değildir.. ve sorularınıza katılıyorum..

özelliklede borç ne kadar ve kime???ödeme planı nasıldır,, yeni üye konusunda bir düşünce varmıdır??

Kamil Ateş
vertumnus dedi ki…
Adsız olarak yorum bırakan Konyasporlu arkadaş, yorumun iki kez geldiği için birini kaldırdım. Blog'da Konyaspor'la aramızdaki iletişime daha önce yer verdik, aşağıdaki linklere göz atabilirsin;

http://demirgibiyiz.blogspot.com/2008/09/teekkrler-konya.html

http://demirgibiyiz.blogspot.com/2008/09/dernekten-bucaya-gitmiyoruz-konyasporlu.html

http://demirgibiyiz.blogspot.com/2008/05/konya.html

Senin hazırladığın bloga da en kısa zamanda bakacağım. Teşekkürler.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!