Ana içeriğe atla

Yeni takımlar...

Oyuncularımız ve teknik ekibimiz için yeni takım elbiseler gelmiş, ilk fotoğraf yukarıda (sporadana.com'dan) Milli Takım'ın çalıştığı firma ile çalışıldığı belirtilmiş, bu durumda Sarar oluyor firma yanılmıyorsam.

Benim hoşuma gitti, güzel olmuş. Pilot kıyafetlerini andırıyor.

"Bedelsiz bir duygudur, fiyakalı duruştur
Demirsporlu olmak, şeref, onur, gururdur" tezahüratının "fiyaka"sına yakışmış...

Güle güle kullansınlar, şampiyonluk kutlamasında giysinler inşallah...

(Yalnız logoyu tam seçemedim ama sanıyorum hatalı logo...Umarım değildir...)

Yorumlar

mustava dedi ki…
Fotoğraftaki oyuncumuz yanılmıyorsam Hacı Kalın.

Yönetimimizden kurumsallaşma adına çok güzel bir uygulama. Geçtiğimiz senelerde takımımızın kampa uğurlanırken çekildiği bir fotoğraf hatırlıyorum da, gerçek bir faciaydı. Her zaman böyle güzel işlerin devamını görmek isteriz.
Adsız dedi ki…
Ankara Tayfası iltifat da edermiş :)

Dur bakalım daha neler göreceğiz..
Başımıza taş yağacak taş :)
Onur BİÇER dedi ki…
Blogumuzda en çok dikkat ettiğimiz hususlardan birisi objektiflik. Kredi kartı projesini destekledik, yönetime teşekkür ettik. Behzat ÇINAR'ı destekledik yönetime teşekkür ettik. Altyapıya önem verilmesini destekledik, mutlu olduğumuzu belirttik. Tek taraflı bakmadık olaylara. Ama adsız rumuzlu kullanıcımızın yorumundan anladığım kadarıyla objektif olduğumuz imajını henüz yerleştirememişiz.

Yorumunuz için size teşekkür ederim. Bundan sonra bu imajın yerleştirilmesi için daha fazla özen göstereceğiz.
Adsız dedi ki…
objectif olmaya ne gerek var canim biz sevinmek icin sevmedik nasil olsa =)

d10s

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ