Ana içeriğe atla

Irak...

"Irak’ta futbol oynayan gençlerin topunun bir rokete çarpması sonucu 4 kişi öldü. Polis, güneydeki Amara kentinde futbol stadı yakınında oynayan 14-15 yaşındaki gençlerin topunun bir rokete çarptığını belirtti. Roketin patlaması sonucu 4 gencin öldüğü, 11’inin yaralandığı bildirildi."

Taşları yontmayı becerip, bıçak, çakı, mızrak yapmaya başladığımız günden beri savaşıyoruz...
Ne geçiyor elimize?

Lanet olsun...Ne diyim ki...Ne diyim!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Hangi kağıt oLursa oLsun
Yedi kezden fazLa ikiye katLamaya çaLışan
Kağıdın gizLi direncine yeniLir!
Ormandır yeniLdiği asLında..

Yağmur damLasını sıkıştırma çabası da boşuna;
Her damLa, bağrında okyanus taşır!

Kağıdın da suyunda saydamdır gönüLLeri;
Gerçeğin pusu insanda gizLi
Çünkü insan, ne hayatLa barışık
Ne kendisiyLe!
İşte ceyLan daLın kokusuyLa okşanır;
İnsansa aLev aLev kıyımLara ayarLı..

TırtıL biLe yaprakLarda doyduğunca doLanırken
İnsan doyumsuzLuk hırsıyLa, köpük köpük
KudurganLık yaLanır;
Kağıdı karaLayan, suyu buLandıran da o
Çiğdemi her bahar nazıyLa buLuşturan,
ALnı,göğsü kızıL oyaLı yavru ketenkuşunu
DaLdan daLa kandına aLıştıran
Yaşama hevesini
YaraLayan o değiL mi?

"Mucize" dendiğinde, akLıma çocukLuğumda
ÇimenLerin tınısını duyacağım geLirdi
EbabiLe iLişip dağLarın ötesine erişeceğim,
KuzuLarın yüzündeki ışıkLa buLuşacağım..

ULaştım da; kıvrım kıvrım dereLerin köpükLerinde
Türkü oLup doLaştım;
KızıLcığın ekşisinde
ispinozun gagasına buLaştım;
Öptüm, dudağımda gezindirdim arıyı;
âhını dinLedim kırağıya geLinduvağından..

Oysa şimdi,"mucize"den de öte
"Savaşsız Bir Dünya" düşLüyorum çocukLar için!
Korktuğum
BuLamadan
Göçüp gideceğim dünyadan!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...