Ana içeriğe atla

Brad Pitt Demirspor'da ???

Yukarıda yer alan ekran görüntüsünü Kayboluş yollamış. DSGL ile ilgili yazıda,o haftanın toplu sonuçlarının olması gereken yerde Brad Pitt'li bir reklam resmi yer almış...

Ben dönüp dönüp baktığımda, yazıdaki resmi gayet normal görüyorum, orada toplu sonuçlar duruyor. Lakin Kayboluş arkadaşımız baktığında Brad Pitt'le karşılaşıyor...

Öncelikle belirteyim, blog'a bu tarz reklam hiç almadık, almayacağız. Blog'da sadece Behçet Kurtiç'in kitabının tanıtımı, ADS Store linki, ADS Cafe açılış haberi gibi reklam olmayan, tamamen takımımıza ilişkin tanıtım içerikli yazılara yer verdik. Bu konuda da kararımız kesin, reklamsız devam edeceğiz.

Dolayısıyla Brad Pitt'li reklam katiyen kasti yaptığımız bir şey değil. Ancak teknik olarak neden böyle bir şey oldu, nasıl halledilebilir...bilmiyorum. Araştırmaya ve çözüm bulmaya çalışmaya devam...Konu hakkında teknik bilgi verebilecek olanlar varsa, yorum kısmında anlatırlarsa sevinirim.

Hazır konu teknikten açılmışken; www.demirgibiyiz.com adresi de bize ait. Ancak son dönemde hosting firmasından kaynaklanan bir takım sorunlar nedeniyle her zaman çalışmayabiliyor. Bu durum da bilgimiz dahilinde, en kısa sürede giderilecek.

Her iki konu nedeniyle de okuyucularımızdan özür dileriz...Paint'le, excel'le yapmaya çalışıyoruz blogu, teknik bilgimizin yetmediği yerler olabiliyor maalesef...Hep beraber öğreniyoruz bakalım...

(Bilgilendirme için Kayboluş'a teşekkür ederiz...)

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
Mersin i.y. üstte
Adana Demir altta bende öyle bi espiri mi var acaba dedim :)
vertumnus dedi ki…
:)) değişik bir yaklaşım olmuş hocam. bu açıdan değerlendirmemiştim brad pitt'li resimle puan durumu arasındaki ilişkiyi :))
Semt Aşığı dedi ki…
Brad Adana Demirsporludur.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill