Ana içeriğe atla

Blogumuz 1 Yaşında !

Ankara Tayfası'nın doğum tarihi olarak kabul ettiğimiz 25 Şubat 2007 "Gurbette Demir Gibiyiz - Ankara Tayfası" pankartıyla yer aldığımız ilk maçtan yaklaşık 1 yıl sonra ve bugünden tam 1 yıl önce 18 Şubat 2008'de yukarıdaki yazıyla blog tutmaya başlamıştık...1 yılı doldurmuşuz, 12 yazarımız, 859 yazımız, 76,497 ziyaretçimiz olmuş geçen zamanda...İlk günü hatırladığımda hayal gibi geliyor buralara varmış olmamız...

Adana'dan uzakta, gurbette, birbirine destek olan, sosyal yaşantısını bir arada geçiren, arkadaşlığını, dostluğunu esirgemeyen bir grup Adana Demirsporlu olarak çıktığımız bu yolda, blog da hep bize benzesin istedik. Doğum günü kutlamalarımızdan asker uğurlamalarımıza, doktora sınavlarına soktuklarımızdan deplasman şarkılarımıza dek hep kendimizi yansıtmaya çalıştık. Doğruyduk, yanlıştık bu ayrı ama hep içten, hep candandık.

Sözümüzü esirgemedik blogda. Kırdıklarımız da oldu, bizi kıranlar da. Adana Demirspor'u yıllardır sömüren, rant peşinde koşan, Demirsporluluk ruhundan zerre haberi olmayan kan emici politikacılarla, idarecilerle, yöneticilerle yıldızımız barışmadı hiç, asla da barışmayacak. Bu zehri, bu irini Demirspor'dan söküp atana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Her kim Muharrem Gülergin'lerden miras aldığımız; şeref, onur, gurur dediğimiz Demirsporluluk ruhunu hiçe saymaya kalkarsa karşısında bizi bulmaya devam edecek...

Hep içten ve hep sözümüzü esirgemeden yazmaya çalıştığımız bu blog, geçen zaman içerisinde Demirsporlularca oluşturulmuş, güncel, sürekli, düzenli, kamuya açık tek Demirspor bilgi kaynağı oldu. Bu özelliğiyle, daha önce sesini duymadığımız tek bir Demirsporluya bile ses verecek bir alan oluşturabildiysek ne mutlu bize...

Şimdi, 2.yılımıza daha bir umutla, daha büyük güçle, daha deneyimli giriyoruz. Yaptıklarımıza, yapabildiklerimize bakınca 2.yıla ilişkin hayallerim artıyor git gide...Tüm bu güzelliği yaratırken ciddi bir biçimde yoğunluğu, emeği, ter dökmeyi paylaştığımız tüm blog yazarı arkadaşlara ve Ankara Tayfası'nın bütün üyelerine; bize desteğini esirgemeyen, hem katkıda bulunan hem de eleştirileriyle yol gösteren tüm Adana Demirspor taraftarlarına; kendileri de blog tutan ve bir gözleri de bizde olan, aradaki internet kablolarına rağmen arkadaşlık kurabildiğimiz tüm dost blog yazarlarına; bugüne dek yorum bırakan, mail atan taraflı tarafsız herkese, tüm okuyucularımıza teşekkürler...

1 senedir internette de DEMİR GİBİYİZ !

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
"deplasman fatihi olarak yazsın tarih bizi,
buruk bir gol sevinci,

iyidir iyi..."
geyik1940 dedi ki…
Bu blogu hayata geçirdiğin için en başta, biz sana teşekkür ederiz Vertumnus. İlk kuruluşundan bu güne çok önemli mesafeler katedildiğini düşünüyorum. Nice yaşlara...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ