Ana içeriğe atla

İSPANYA MAÇI



Milli Takımımızın Dünya Kupası Avrupa elemelerinde İspanya ile 28 Mart ve 1 Nisan’da oynayacağı maçların statları belirlendi.

Milli Takımımızın 28 Mart’ta İspanya ile deplasmanda karşı karşıya geleceği maç, Madrid’deki Santiago Bernabeu Stadı’nda oynanacak. Bu maçın başlama saati daha sonra açıklanacak. 1 Nisan’daki müsabakaya ise İstanbul’daki Ali Sami Yen Stadı ev sahipliği yapacak. İstanbul’daki maç saat 21.00’de başlayacak

Milli maçlardaki İstanbul hegomanyası ne yazıkki devam ediyor.Aslında bunda kızacak birşey yok mantıklı düşündüğümüzde Anadolu'da İspanya'yı ağırlayacak bir stadımız mevcut değil(hem kapasite hem atmosfer olarak).

En son Mahmut Özgener''İspanya maçının Kayseri'de oynanması bizi sıkıntıya düşürür. Maçın oynanacağı stadın önceden bildirilmesi gerekiyordu. Biz bunun için ek süre istedik. Bunun için stadı inceledik. Ancak, UEFA'nın önceden statta incelemelerde bulunması gerekiyor. Bu nedenle maçın burada oynanması riskli. Maçın nerede oynanacağını en kısa sürede belirleyeceğiz.'' diye konuşmuştu.

Şahsım adına,Kayseri'de oynanacak olunsaydı o müthiş stadı görmek için de olsa gitmeyi düşünenlerdendim...

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Eline sağlık Türkay... Daha önce lmanya ve Hollanda'yı Bursa'da "ağırlamıştık", ikisinin de sonucu müspetti Türkiye açısından. Bu aralar "Anadolu" bir stat yapımı furyası başladı, neredeyse her büyük şehre yeni stadlar yapılıyor; Urfa da dahil bunlara... Avrupa Şampiyonası adaylığı ile ilgili olabilir bunlar. Nedense Adana bu projelerin içinde yer almıyor bir türlü...
türkayADS dedi ki…
Evet abi benimde dikkatimi çekti bu durum bursa antalya konya bunlardan sadece birkaçı inşallah bizde nasibimizi alırız...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill