Ana içeriğe atla

5.000 Gün Önce

5000 gün önce;

Jack Chirac Fransa Cumhurbaşkanı seçileli sadece 14 gün olmuştu. Boris Yeltsin Rusya’nın, baba Bush ABD’nin, Hafız Esad Suriye’nin, Saddam Irak’ın başındaydı.
Başbakan Tansu Çiller, Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Cumhurbaşkanı tabi ki Demirel’di.
Altın Borsası yoktu.
Sümerbank özelleştirilmemişti.
Daha Gümrük Birliği yürürlüğe girmemişti.
Özdemir Sabancı yaşıyor, Fehriye Erdal çaycılık yapıyordu.
Yaser Arafat henüz devlet başkanı değil, Filistin Kurtuluş Örgütü lideriydi.
ÖDP yoktu. AKP zaten yoktu.
Apo Suriye’ye sığınmıştı.
Yıllık enflasyon %79,8; 1 USD ise 43.895 TL idi.

Bundan 5.000 gün önce Sabah, Hürriyet, Milliyet 15.000, Bölge Gazetesi 10.000 TL idi. Hürriyet Gazetesi İstanbul’da 255.409, Ankara’da 143.557, İzmir’de 112.265, Adana’da 55.575, Frankfurt’ta 174.293 adet basılmıştı.
DEP milletvekilleri hapisteydi.
Yeni Demokrasi Partisi yeni kurulmuştu, Boyner mağaza değil parti kurucusuydu.
Türksat 1-B uzaya yeni fırlatılmıştı.
GSM temelli mobil iletişim daha çok yeniydi.
NAFTA yeni yürürlüğe girmişti.

Rıza Çalımbay Beşiktaş’ın kaptanı, Aykut Kocaman Türkiye’nin gol kralı idi. Tarık Fenerbahçe’ye koşarak geldim derken, Hakan Şükür Torino’ya mesaj yolluyordu.

5.000 kara gün önce;
Mevsimlerden bahardı.
İstanbul 28, İzmir 30, Ankara 27, Antalya 29, Trabzon 22 derece idi.
Tüm Türkiye genelinde hava açık ve güzel, futbol oynamaya elverişliydi.

ADANA HARİÇ.
BUNDAN 5.000 GÜN ÖNCE SON KEZ GÖKYÜZÜ DE UMUTLAR GİBİ MASMAVİYDİ VE SONRA KARANLIK ÇÖKTÜ. DURAKLAMA DEVRİNİN KARANLIĞI.

5.000 GÜNDÜR BÜKÜK BOYUNLARIMIZ, YAŞLI GÖZLERİMİZ, HIRSLI KALPLERİMİZ, GEÇMİŞİYLE YAŞAMAK ZORUNDA KALMIŞLIĞIMIZ VAR. HASRETLERİMİZ VAR. BİZİM ACIMIZ VAR. YÜREĞİMİZDE SAPLI BİR BIÇAK VAR.

5.000 GÜN OLDU ALLAHSIZLAR!!!


5.000 Gün from Onur Bicer on Vimeo.

Yorumlar

türkayADS dedi ki…
abi çok güzel olmuş ellerine sağlık..
5.000 GÜN OLDU ALLAHSIZLAR!!!
Ati dedi ki…
5000 gün be.. dile bile kolay değil. bu kafa değişmezse bir 5000 daha bekleriz korkarım!!
Adsız dedi ki…
Yapmayın böyle şeyler Onur,içim burkuldu, izlerken bir kez daha o günleri yaşadım ve kahroldum! Allah da o günleri yaşamamızda katkısı olanları kahretsin !
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Onurcuğum eline sağlık. Videoda ise son yılları izlerken boğazıma birşeyler oturdu ve gözümün önüne bir çember geldi. Demirspor taraftarları olarak o çemberi kırıp çıkmadığımız sürece aynı yerde dönüp duracağız gibi geliyor. Halimizi dönme dolaba benzetiyorum. İşletmeci yıllardır Demirsporu sömüren malum şahıs. Biz taraftarlar ise lunaparkta onu izleyenleriz. Malum şahıs arada bir dönme dolabı durduruyor birilerini indiriyor, başkalarını alıyor, zaman zaman da kimseyi indirmeden "hadi bakalım sizde binin" diyor. Binenler de inenler de malum şahısın eline düşmeden hareket edemiyor.
Fırat Ateş dedi ki…
Sevgili Onur, "Hangi tarihsel uğraklardan bu durumlara gelmişiz'in" özetini harikulade bir şekilde yapmışsın. Ayrıca slayt gayet manidar olmuş.

Ben bu eski fotoğraflardan (şampiyon olduğumuz 86-87 sezonu)geçtiğimiz yıl bir slayt hazırlamıştım; "20. yılda yine yeniden şampiyonluğa doğru" adını taşıyordu. Ancak yaşadığımız felaketten ötürü yayınlamak kısmet olmadı.

Kimbilir belki de bu iyi günlerimizdir. 5000 gün. Düşünsenize bizlerden sonra yıl 2059 olmuş. Bizden sonraki kuşaklar bloğu devam ettiriyor ve sağ üst köşedeki gün sayacı; "23.250 gün oldu bu taraftar süper ligi görmedi ki yazıyor". Beterin beteri var.
Kutal dedi ki…
Ellerin sağlık Onur abi, süper olmuş ama 5000 gün olmuş şaka gibi.
yavuzy dedi ki…
"sahipsizdik, grev yaptık, en zor günde yalnız kaldık,
ama yine de bir gün olsun Şimşeğimi bırakmadık"

ama yine de bir gün olsun Ergun Kara'ya inanmadık!
Adsız dedi ki…
ellerine saglık abi cok guzel olmus....
Adsız dedi ki…
Sizlere tessüf ederim Ankara Tayfası!. Şunun şurasında ne güzel Demirspor'u kişilerin kaprislerine, kişisel ihtiyaçlarına oyuncak etmiş duruyorduk.Ne vardı yani şimdi eski günleri hatırlatacak. Ben o Videodaki günleri de onlardan çok önceki güzel günleri de gördüm. Ama geriye baktığımızda ne yazıkki bir adım bile ilerleyemediğimizi gördüm. Bu gün şehir olarak, taraftar olarak, camia olarak bizimle kesinlikle boy ölçüşemeyecek olanlara gıpta ile bakıyorsak, bu 5000 günde görev alan herkes sorumludur. Bu nedenle ben de işimi, evimi, ailemi, çocuklarımı ihmal edip bu takımın peşine düşmüş olduğum için o insanlara yazıklar olsun diyorum. Allah onları bildiği gibi yapsın. Sizlerden ricam, artık bu işe bir el atma zamanı geldi kanaatimdeyim. Lütfen bu blog'ta Demirspor için ne yapılabilir, bizler ne yapabiliriz onu tartışalım, o konuda fikir üretelim. Unutmayalım ki, Demirspor'a gerçek sahibi olan taraftar sahip çıkmazsa biz daha çok onun bunun oyuncağı oluruz. Saygılarımla.
MERİH GÜVENÇ
Jose Marti dedi ki…
Onur çok güzel yazmışsın, kalemine sağlık..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend