23 Aralık 2008

Seda ve Adana Demirspor Yönetimlerinin Geldiği Nokta...

Blog üzerinden İstanbul'da düzenlenen yüzme yarışlarına mümkün olduğunca yer vermeye çalıştık. Gencecik bir kardeşimiz havuzda takımımızı, camiamızı temsil edecekti. Belki istemeden omuzlarına fazla yük yükledik. Aldığımız duyumlar Seda'nın barajları geçemediği yönünde oldu. Burada önemli olan Seda'nın barajları geçmesi değildi. Önemli olan temsil edilmekti. Ben havuzda takımımı görmek istiyordum, takımım geçmişine sırtını dönercesine bırakın havuzu, sahalardan bile çıkıyordu. O nedenle Seda'da vücut bulan temsilimiz önemliydi. Başarı elbet gelir. Bir gün gelir. Lakin bu başarı nasıl gelir, buna değinmek lazım. Tamamıyla ayrı olarak değerlendirilebilecek bir konuya kısaca değinip işin özüne geleceğim. Acaba sokağa saçılan paraların ne kadarı yüzmede temsil edilmemize yardımcı olurdu? Mevcut durumda yüzücü fabrikası beklemiyoruz kimseden, Seda gibi örneğin 5 tane gencimizi müsabakalara hazırlamak, onlara sürekli bir eğitmen tahsis etmek, yıllık havuz kirasını ödemek (havuz kirası!!! mesajım anlayana), cebine de cüz'i bir miktar para koymak ne kadara mal olurdu acaba. Bu sene ucuza mal edilen 1 futbolcu parası eder miydi? Bu sadece Gökoğlu yönetimine değil, tüm yönetimlere mal edilecek bir husus değil mi sizce?

Neyse, elimizden gelen çabayı gösterdik Seda hakkında bilgi edinebilmek için, edinemedik. Yüzme federasyonunun internet sayfasında sonuçlar açıklansa da "sıfır çekenler" dahil herkesin adı geçerken bu kardeşimizin adının neden geçmediğini merak ettik. Kulübü arayalım dedik. Yüzme ile kim ilgileniyor, diye sorduğumuzda, aldığımız cevaplar hep olumsuzdu. "Valla ben bilmem, abi" veya "Bizde öyle bir branş yok." gibi yanıtlar aldık.
Sorduk, "İyi diyorsunuz da bizim kulüp adına Seda yarışıyor, şu anda İstanbul'da. Ona ne diyeceksiniz?".
Biz bilmiyoruz dediler. Sonunda bu işle ilgilenen birisine ulaştık ve sorumuzu ilettik. Bu arada yarışlar bitmişti. Aldığımız cevap, bu yazının kaynağıdır.
"Seda, Adana'daki barajları geçti. İstanbul'da yarışacak."
Allah'ın verdiği sabrı sonuna kadar kullanıp isyan etmeden sorduk: "Kızcağızın yarışmış olması lazım.?. " Alınan cevap şu şekildeydi:
"Bize öyle bir tebligat gelmedi, yarışlar ne zaman?"
Biz de "Tamam" deyip, kızın veya babasının telefonunu istedik. Yokmuş.

Daha fazla yazmanın anlamı yok. Bu kulüpteki yetkililerle girilen ne ilk ne de son diyalog. Bunların hepsi derlense, utanç verici bir kitap çıkar ortaya. Bu takımın taraftarı olmasam, alır katıla katıla gülerek okurum o kitabı.

Soruyorum, şimdi ben üzülmeyeyim mi?
Geçmişe yanmayayım mı?
Daha iyi bir yönetim istemeyeyim mi?
Taraftar olarak ben mi yok ettim geçmişimi?
Ben mi yönettim kulübü?

YAZIK DEĞİL Mİ?

5 yorum:

mustava dedi ki...

Biz kimiz, neyiz, neyin iddiasındayız, amacımız ne, ne halt yemeye bunları yapıyoruz?

Hiçbir şeyden haberi olmayan kalabalıkların arasında kalsak ya kardeşim. Öğrenmek için çabalamasak bazı şeyleri. Umursamasak, önemsemesek, "ulan eskiden Yenilmez Armada varmış" demesek, desek bile özlem duymasak. "Bize ne" deyip kahrolmasak.

Geçmişten bugüne Demirspor yönetimlerine ve yitip giden takımına sahip çıkmayan Adana halkına en derin sevgi ve saygılarımla...

demirgibialp dedi ki...

Bende merak ettim acaba Seda kardeşimizin durumu ne oldu diye ama ne yazık ki herhangi bir bilgiye ulaşamadım. Sanki Seda İstanbula bile gidememiş gibi geliyor bana. Bilmem yanılıyormuyum.

demirgibialp dedi ki...

Seda'nın yüzme sonuçlarının akibetinden haberimiz olmasa da şuana kadar, bu yıl bizim lisanslı sporcumuz olduğu, Başkan Mehmet GÖKOĞLU'nun şöförü Süleyman beyin kızı olduğu bilgisine ulaştık, son durum itibariyle:-)))
Yüzme Federasyonu Başkanı'nın Adanalı ve Demirsporlu eski bir yüzücü olduğu bu dönemde, kurumsallaşmış bir kulüp olsaydık, bu yıldan itibaren yüzme ve sutopunda altın çağlarımıza geri dönmek için önemli adımlar atar ve temeli sağlam oluştururduk, oluşturmasına ama...

Adsız dedi ki...

Bir de; Seda'nın 1 yıldır havuzda doğru düzgün idman yapmadığını, evde kollarına pet şişeler bağlayarak kol çalışması yaptığını,tüm masraflarını ailesinin karşıladığını, üzerindeki eşofmanı bile "kendisi alsın" dendiğini bilseniz ne düşünürsünüz acaba ?

Dres

Semt Aşığı dedi ki...

Ne mutlu size;

1-Bizde sayısız yüzme başarıları sahibiyiz.hatrı sayılır milli sporcularımız varmış eskiden şimdi şube YOK!

2-Ben Basketbol genç takımı için birine ulaşıp nerde ne zaman oynayacak blogda yazacağım diye arıyorum.Telefon açılmıyor.Mailler e cevap verilmiyor.Basketbol bu ya...