Ana içeriğe atla

Kanayan Yara Filistin


Dünyanın kanayan coğrafyası Ortadoğu ve kanayan yarası Filistin. Bugün Filistin'de Gazze'ye yapılan füze saldırısında 225 kişi öldü. 300 kişi yaralandı. Ne kadar farkındayız ? Acısını ne kadar hissediyoruz ? Bosna'yı , Lübnan 'ı , Irak'ı orada yapılan katliamları hatırlayalım. Hatırlayalım ki yaşananlara, haksızlığa ve insanlık düşmanlarına karşı daha güçlü olalım....

Yorumlar

MiTo1940 dedi ki…
Ben dahil herkes aynı şeyi söylüyor... Bu bir soykırımdır... Bu bir vahşettir... ama... Bişe yapamıyoruz... Peki bunun gerçek sebebi ne... Bence Filistin,filistin olduğu için değil... Filistine saldıran israil olduğu için filistinin yanındayız... Kafamızda bu düşünce var...İsrail nereye saldırırsa biz israilin karşısındayız... Evet biz israilin karşısındayız... Filistinin yanında değil... Boşverin israili... Ben filistinin,ırağın,çeçenistanın,lübnanın, Afrikada sömürülen insanların.. Yanındayım... Anti-israil den dolayı değil harbiden yanındayım....
Anonim dedi ki…
acımız büyük...demirspor taraftarına düşen onuru sergileyip zulmedenlere gereken cevabı verdiğiniz için teşekkürler...siyasi duruş olarak size biraz uzak olsam da hazırladığınız blog gerçekten takdire şayan..bu sebepten bir kez daha teşekkürler ankara tayfası...
vertumnus dedi ki…
Kesinlikle kınanması gereken, çağımızın en büyük katliamlarından biri. Bosna, Filistin...Kana doymuyorlar...Acımız gerçekten büyük...
Anonim dedi ki…
ACI KAYBIMIZ
İNSANLIK EŞRAFINDAN MERHUM
VEFA İLE ŞEFKAT' İN AMCALARI
İZZET İLE İKRAM' IN KARDEŞLERİ
SEVGİ İLE SAYGI' NIN DAYILARI
GURUR İLE ONUR' UN
BİRİCİK ENİŞTELERİ
ÇAĞDAŞ UYGARLIK' IN BİN YILLIK HAYAT ARKADAŞI

BARIŞ

28 ARALIK 2008 PAZAR GÜNÜ
HAİN BİR
FÜZE SALDIRISI NEDENİYLE
HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR
CENAZESİ YARIN ÖĞLE NAMAZINI MÜTEAKİP
BÜYÜK ORTADOĞU MEZARLIĞINA DEFNEDİLECEKTİR

NOT: ÇeLenk gönderiLmemesi,
BOP' un münasip yerLerine kına yakıLması rica oLunur

Bosna, FiListin
Yeter artık bu vahşet bitsin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill