Ana içeriğe atla

Krizde Yeni Halka...

Başkan Mehmet Gökoğlu, 16 Aralık'taki "olağanüstü" kongrede aday olamayacağını söyledi.

Detaylar şöyle; (sanırım sporadana.com'da editör yok, naçizane düzeltmeler yapmak zorunda kaldım!)

"Kulüp Başkanı Mehmet Gökoğlu, "Kongrede başaramazsam bırakım ('bırakırım')demiştim. Ben kimseyi kandırmam. Ne dediysem o. 16 Aralık tarihinde yapılacak kongrede yokum. Ekibimde ('ekibim de') olmayacak. Biz 3,5 ay büyük özveriyle görev aldık. dediklerimizi ('Dediklerimizi') yaptık. Yani kulübü ayakta tuttuk "dedi.

ÜYELERE SİTEM

Başkan Gökoğlu,"Daha öncede ('önce de') söyledim. Bizden daha iyi yapacak. (nokta değil, virgül!) Kulübü daha ileriye götürecek birileri varsa gelsinler. Dışardan ('dışarıdan') konuşmayla bu iş olmuyor. Demirspor’u süper ligde ('Süper Lig'de) görmeyi bende ('ben de') isterim. Yapacaklar varsa, onlara ben de destek olurum" diye konuştu. Gökoğlu,"Göreve geldiğimizde tüm üyelere yazı geçtim. 60 YTL civarı aidatların ödenmesini istedim. 15-20 kişi gelip aidatlarını yatırdı. Gerisi uğramadı bile. Kulübe öncelikle üyelerin yardımcı olması gerekir. Ne sivil toplum örgütleri ne de iş adamları kimse yardımcı olmadı. Tamamıyla kendi öz kaynaklarımızla bir şeyler yaptık" dedi.

HOCANIN DA HATALARI OLDU

Mevcut oyuculara ('oyunculara') da kırgın olduğunu anlatan Gökoğlu,"Marmaris maçı öncesi idmana çıkmadılar. Ben onlara -pazartesi sizlere para ödeyeceğim- demedim ki. Ama onlar idmana çıkmadılar. En azından takımın ağabeyleri gelip bilgi vermesi gerekirdi. Oyunculara kırgınım. Böyle olmaması gerekirdi "şeklinde konuştu. (...) Başkan Mehmet Gökoğlu,"Metin hocanın da hataları oldu. Ancak, Turgutlu maçından sonra taraftara yaptığı hareket büyük hata. Hiç bir hoca taraftarına böyle hareket çekmemeli. Hoca’da sonuçta bir işçi. Buna göre hareket etmeli "diye konuştu.

(...)

PARA VERDİ YILLARCA

Geçmişe yönelik değerlendirme de yapan Mehmet Gökoğlu," Adem Atılgan dönemi 6,5 trilyon, Mustafa Tuncel dönemi 11 trilyon bütçe var. Biçim bütçe 3,5 trilyon. Buna deplasmanlarda dahil. Geçen sezonun maç başı toplam ödenen 75 milyar. Bizim maç başı toplam 35 milyar. Adana Demirspor iyi yönetilmemiş. İstedikleri gibi para harcamışlar. Biz altyapıyı düzenledik. Yakında açacağız. Bizim ne yapmak istediğimiz işte burada. Demirspor, oyuncak olmuş. Gelen-giden vurmuş. dilerim ('Dilerim') bundan sonra böyle olmaz. Gelen iyi yönetir. Başkan Durak, iyi niyetiyle para verdi yıllarca. Ama yönetemediler" diye konuştu."

(kaynak: sporadana.com)


Sanırım asıl önemli kısım son paragraf. Yani, "Aytaç Durak bize sahip çıksın" konulu kısım. Az aşağıda, "yönetim konuları" başlıklı yazıda da belirttiğim gibi, göreve gelirken Gökoğlu'ndan beklenti, Aytaç Durak'a muhtaç olunmadan, onurlu ve gururlu bir şekilde takımı yönetmesiydi. Demirspor tribünleri, "Yaşasın Tam Bağımsız Demirspor" sloganıyla Gökoğlu'nu sevinçle karşıladılar. Ama Gökoğlu, bütün planını Aytaç Durak'ı geri kazanmak üzerine kurmuş, bu net olarak ortaya çıkıyor. Gelinen noktada, "O para versin ben yöneteyim" mantığı geçerli. Ama biz, aylardır söylediğimiz gibi, bizi 10 yıldan fazla süredir başarısızlığa kilitleyen Aytaç Durak'ı İSTEMİYORUZ!

Esasen, 3,5 trilyonla çok rahat üstlige çıkılır; iki yıldır bunu Boluspor-Kartalspor-Giresunspor-Karabükspor-Güngören Bld. gözümüzün önünde gerçekleştirdi. Aytaç Duraksız da çıkılır. Ama bunu gerçekten istiyor muyuz? Sorun burada. Aytaç Duraksız birşeyler yapmaya niyetli mi Demirspor yönetimleri? Eğer eldeki parayı doğru kullanıp, disiplinli bir takım kurup hedefe odaklanılırsa, bu kadar kötü bir ligten yukarı çıkmamak imkansız. Biz imkansızı gerçekleştiriyoruz. Sorun isimler değil, sorun geçmişten kopmak istiyor muyuz-yeni bir yönetim mantığı yerleştirmek istiyor muyuz? Yoksa Aytaç Durak iktidarından pay mı almak istiyoruz?

Atacağımız adımlar bu soruya verecek cevaplara bağlı.

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
yine seçimler geliyor.
adminato dedi ki…
11 trilyonla bank asya da şampiyon olunabilirken bir alt ligde olamamak büyük marifetmiş. gerçekleştire(meye)nleri kutlamak lazım. gelecek vaad eden oyuncular + bir kaç tecrübeli isim = diğer takımların üst lige çıkış şekli

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ