Ana içeriğe atla

Demirspor forması ne renk?

Fotoğrafı sporadana.com'dan aldım, Afyon maçında giydiğimiz forma...Alıcılarınız ayarıyla oynamayın, renk körü falan da değilsiniz hayır. Bu formanın üstü düpedüz turkuaz, altı ise açık mavi. Bu iki rengin arasındaki muhteşem uyum(!!!) hemen dikkatinizi çekmiş olmalı sizin de. 2008-2009 kış kreasyonumuz bu, modada çığır açıyoruz!

Oynamayın şu takımın forma renkleriyle! Turkuaz murkuaz istemiyorum! Üstü turkuaz altı mavi hiç istemiyorum! Pazar sabahı giyinmeye üşenip bakkala turkuaz "aşortman" altına mavi şortla giden çocuk değil, takım bu! Takım!

Açık mavi-lacivert! O kadar!

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
Ya ne güzel konuştun.Bu hafta bende aynı şeyleri düşündüm tribünde.Allah İstanbul spordan razı olsun dedim bende bu hafta sonu Beyaz forma Beyaz forma allaha şükür sarı formayı gördük bu hafta.
yavuzy dedi ki…
iki ihtimal var: starpet, fenerium'agitmiş bize reklamsız forma verin hayrınıza demiş, maliyetinden olsun-garibana destek hesabı...sonra onun üstüne starpet yazıp bizimkilere postalamış. ikincisi, bizim malzemeci formaları biraz yüksek derecede yıkamış-han, çok mücadele etti ya bizimkiler-o ter ancak 120-130 derecede çıkar demiş; hatta deterjanı da hiç esirgememiş bolca atmış, böylece alaca bir renk çıkmış ortaya.

logoydu-renkti derken, Demirspor geleneğinin içine ediyorlar vesselam!
vertumnus dedi ki…
iyi niyetli düşünmek için elimden geleni yapıyorum. bir insanın bu turkuaz-mavi kombinasyonunu estetik açıdan (hadi o insan açısından Demirspor geleneği önemli değil diyelim) güzel bulabileceği fikrini aklım almıyor. en ütopik iyi niyetli halimle ancak şöyle bir senaryo yazabiliyorum:

bizimkiler mavi şort-beyaz üst ile geldi Afyon'a. bu durumda hakem, "Afyon'un şortu sizin üstünüz aynı anda beyaz olamaz" deme hakkına sahip. bu tip hakem kararlarında deplasmana gelen takım formasını değiştirmek zorunda. bizimkilerin yanlarında turkuaz üst vardı ancak böyle bir durum düşünülmeyerek şortlar alınmamıştı (unutulmuştu?) dolayısıyla ortaya bu facia çıktı...

bu senaryoda bile yuh diyorum, malzemecinin çok ciddi uyarılması lazım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...