Ana içeriğe atla

Şaka yaparken dikkatli olun, gerçek çıkabilir.

Metin yıldız Adanaspor'la Anlaştı
Adanaspor’da teknik direktör konusu bugün çözüme kavuştu. Daha önce Adana Demirspor’da hocalık yapan Metin Yıldız Adanaspor ile anlaştı.

-sporadana'dan alıntıdır-


Ben artık şaka yaparken dikkatli olmaya gayret edeceğim. "Yoksa olmaz böyle!" demekte arkadaşlar. Sabah saat 11.00 civarı Adana'daki kuzenimle konuşuyordum. Konu futbola, oradan da Adana Demirspor'a geldi. Dalga geçtim hatta "ya bu Metin Yıldız bizden bir de Adanaspor'a gitmesin, zaten üç hoca değiştirdi adamlar, dördüncü tombala olur :)" dedim. Sonra bir baktım adam gerçekten anlaşmış. "Yok artık!" desem de olmuş. Gerçekten şaka gibi bir durum. Başkası "böyle oldu" dese inanmazdım :)

Gülelim artık :))))

Ağlanacak halimizde bizi güldürmeyi başaran Adanaspor camiası ve Metin Yıldız efendiye teşekkür ediyorum. Yakında bir şov programı hazırlasınlar, hep beraber izleyelim. Adını bile buldum hatta ;

"Metin-Bayram A.Ş. Şov" :)))

"Üzüntüyü kader olarak benimsetme çabasına karşı dimdik duran Adana Demirspor'un şerefli taraftarına en derin sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Size ne derlerse desinler siz biliyorsunuz ; EN İYİSİ SİZSİZ!"

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Şimdi artık düşmeleri kesinleşti.Adanaspora güle güle.
burhanettin dedi ki…
önce Emrah Bedir
şimdi de Metin Yıldız

bir iyiLik daha yapsa şu YANIK Cem'i aLsa ne güzeL oLur Bayram Akgül
turuncu dedi ki…
Aglanacak halinizde gulmenizi becerebildiysek ne mutlu bize... Neticeye bakalim onumuze bakalim derim... Adanademirspor taraftari zaten yeterince sov yapiyor :) ortaligi kasip kavuruyor, milli servete zarar vere vere ... baska sova gerek var mi???

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Değerlendirmesi

 Bu sezon için saha içini konuşmak anlamsızdı ama yine de söylemek gerekir ki sahadaki mücadele o kadar da kötü değildi. Geçen sezon 2. ve 3. lig takımlarında kiralık oynayan oyuncularımızla idare ettik. Son haftalarda sahaya çıkacak kadroyu zor tutturduk. Sezon başıyla sonu arasında kadroda büyük değişimler oldu. Bütün bunların sorumlusu, paraları ödemeyen Murat Sancak ve yönetimiydi. Bir yerde patlama yapar diye umut bağlamadığımız genç oyuncular maçların belli anlarına kadar direnci ayakta tuttular. Ancak son bölümlerde oyundan düştük; kadro derinliği olmadığı için de en ufak kişisel hata, sakatlık ya da kart cezaları sonuca direkt etki etti. 2-0'dan öndeyken kaybettiğimiz maçlar oldu. Tabii rakiplerin bizim maçı çeviremeyeceğimizin farkında olmaları, her halükarda kazanırız düşünceleri kendi adlarına tempoyu yükseltmelerini engellemiş olabilir. Yine de şans faktörü yanımızda olsa puan alacağımız bir kaç maç daha vardı diye düşünüyorum. Sezon başında yazdığım gibi, şerefli mağlu...