Ana içeriğe atla

Milan Junior Camp

23-27 Haziran tarihlerinde "Bir Tanju Çolak organizasyonu" olarak gerçekleştirilen Milan Junior Camp - İstanbul'un sonucunda 4 çocuğumuz beğenilmiş ve uluslararası kampa katılacakları bildirilmişti. 17-20 Ekim'de kampa katılmışlar, bugün yurda dönmüşler. Lakin, ilk açıklanan listede

Ahmet Özer
Orhan Pala
Üseme Karataş
Remzi Gürler

isimleri yer alırken, bugün dönenler;

Arda Ersan
Orhan Pala
Üseme Karataş

şeklinde. Ahmet'le Remzi kayıp anlayacağınız. Listeye son yılların moda ismi "Arda" kontenjanından bir çocuk daha eklenmiş. Umarım, gidiş-geliş v.b. masraflar nedeniyle gidememiş değillerdir. Devlet pek destek olmamış belli ki, Tanju ya da Milan ne denli ellerini ceplerini attılar bilemiyorum.

Gidenlerden Orhan hayli beğenilmiş, Milliyet Gazetesi "Vanlı Messi" demeye başlamış bile kendisine. Orhan, Manchester City ya da Milan'da oynamak istediğini belirtirken diğer iki evladımızın gönlünde Galatasaray yatıyormuş.

Ayaklarına sağlık hepsinin, bu ülkenin yetenekli ve onurlu gençlere ihtiyacı var. Tek endişem Tanju benim. Kendisi neydi ki çocuklara ne kadar iyi örnek olacak?

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
adamın hakkını verseydin böyle bi organizasyon yapabilen çıkmamıştır.şenez erzik dahil.
vertumnus dedi ki…
@semt aşığı:

bu açıdan doğru tabi aslında, Tanju Çolak'ın da eline sağlık sonuçta hakkaten büyük organizasyon.

Ben adamı sevmiyorum diye sert yapmışım yazıda :)
Semt Aşığı dedi ki…
hadi gs yi bırakıp fb ye gidersin.samsundan kalkıp istanbul takımına iyi paraylada gidersin.Ama menejer olup samsunun 16 yaşındaki yıldızını kalkıp başka takıma kaçırmanın ne anlamı var?çok paraya ihtiyacın varsa altın kranponunu bozdur.
bende pek sevmem :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

İtler Çakallar Vınlayanlar

 Kimse Demirspor taraftarına itler çakallar diyemez; kimse böyle bir sözün söyleneceği ortam yaratamaz.  Buna teşebbüs edenler oldu tabii ama unutulup gittiler. Bugüne kadar bu takımın sadece ama sadece kendine muhtaç olduğunu sanan onca kişi gelip geçti. Vikipedia'da Adana Demirspor sayfasına bakın, ne çok isim var. Zannettiler ki hepsi tek, değişilmez. Ama Demirspor'a musallat ettikleriyle birlikte çekip gittiler.  "Ben olmazsam Yenice'yi geçemezseniz" diyen Aytaç Durak ve hüküm sürdüğü yıllarda, onun ağzının içine bakanlar, sarı zarflarından medet umanlar, İstanbul takımlarını destekleyenler, topuğuna basıp gezenler, iki çift lafı bir araya getiremeyenler, kayyumla tehdit edenler, borcu kongreye doğru katlayarak büyütenler, öldük bittik geberdik gittik diyenler... Hepsi vınlayıp gittiler.  Kim kaldı? Taraftar olan, içimizden biri, Bekir Çınar kaldı mesela. Demirspor için emek, zaman, para harcayana saygı duyan ama kendine yapılan saygısızlığı unutmayan taraftar