Ana içeriğe atla

Bloguma Dokunma!

Blogger.com'un Lig TV başvurusu üzerine top yekün engellenmesinin ardından, şöyle kallavi, örgütlü bir tepki aradım açıkcası ancak bulamadım. Yeterince ses çıkaramadık diye düşünüyorum. En temel haklarımızdan olan "bilgi edinme-bilgi sağlama" hakkımız elimizden böyle alınmışken çok daha sert, net ve tutarlı tepkiler verebilirdik gibime geliyor...Olmadı...

Şu an bir "bloguma dokunma" kampanyası yürütülüyor; http://www.bloghareketgunu.com/imza/bloguma-dokunma/ adresinden ulaşılabilir. Orada yer alan metin de hükümete yönelik yazılmış, bana göre biraz konunun etrafından dolanan, çok fazla suya sabuna dokunmamaya çalışan, "teknoloji" söylemini ön planda tutmaya gayret eden bir bildiri. İsmi "Bloguma Dokunma" olmuş ama metin bu netlikte değil gibi...Yine de ben de imza verdim, hiç olmazsa adet artsın diye...

"Bloguma dokunma!" diyeceksek eğer, metnimizi yumuşatmaya gerek yok. Bloglar hakkımızdır, hakkımız gasp edilmiştir. Herhangi bir mercinin yardımını istemeye değil, hesap vermesini sağlamaya yönelik hareket etmeliyiz diye düşünüyorum.

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
bloggeracilsin.com gibi bişey vardı kapalıyken.bence lig tv içinde blogger olana adamların açılmasında büyük payı var :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!