Ana içeriğe atla

Bilgi Edinme Hakkı

Geçtiğimiz yaz ayları içinde, iki kez, Adana Büyükşehir Belediyesi'ne bilgi edinme hakkı çerçevesinde başvurarak, 2007-08 sezonu içinde spor fonundan Adana Demirspor ve Adanaspor'a ne kadar pay verildiğini sormuştuk; ancak her iki sorumuz da net bir şekilde cevaplanmadı.

Hukuki hakkımızı kovalamaya devam ettik ve 07 Ağustos 2008 tarihinde, Başbakanlık'a bağlı Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'na başvurduk. Bu kurul, Bilgi Edinme Hakkı için yapılan başvurularda gelen cevaplara dair itirazları görüşüyor. Adana Büyükşehir Belediyesi'nden gelen cevapları bu kurula şikayet ettik.

Kurul, 25 Eylül 2008 tarihinde ve 2008/1021 sayılı kararı ile itirazımızı haklı buldu. Buna göre, Adana Büyükşehir Belediyesi bu konuda uyarılarak ilgili bilgilerin tarafımıza iletilmesine oybirliğiyle karar verdi.

Kararda şöyle deniyor:

"...Dolayısıyla mezkur cevabi yazı içeriğinin 4982 sayılı Kanuna uyarlığı bulunmamakta olup söz konusu mevzuatın uygulanmasında daha dikkatli olunması hususunda ilgili personelin dikkatinin çekilmesi gerektiğinin Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına bildirilmesine;

İtiraz konusu başvuruda yer alan (...) bilginin başvuru sahibinin erişimine açılmasına;

oybirliği ile karar verilmiştir."
--

Tabii ki gelen cevaptan sonra yeni sorularımız olacak. Adana Demirspor'un haklarını sonuna kadar koruyacak ve yapılan haksızlıklara karşı çıkacak bir neslin geldiğini söylemiştik, değil mi? O zaman bir kez daha hatırlatmış olalım.

Yorumlar

vertumnus dedi ki…
Sevgili Disconnectus, gerçekten bu hukuki takipte emeklerin büyük. Bu konunun peşini bırakmayacağız sayende. Bir öğrenelim bakalım şu resmi rakamları, kim belediyeden ne almış. Ortaya çıksın Aytaç hakkındaki doğrular!
Semt Aşığı dedi ki…
hadi bakalım.şimdiden bu kadar yokuş varsa.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend