Ana içeriğe atla

ADANA DEMİRSPOR- İDÇ MAÇI DEĞERLENDİRMESİ

Takımımız sahaya bu maçtada geçen maç gibi klasik 4-4-2 sistemiyle çıktı. Maçta oynayan 11 lige göre tamamen farklıydı. İlk onbirimiz; kalede Murat, defansın ortasında Bora-İbrahim SÜER ikilisi, sağ bekte İlhan AYDOĞDU , solda Mehmet BALCI, ortasahamız ise göbekte Cİhan ve Nurettin, sağda Emre EFE , solda Ali TEMUR, forvette ise Serdar SUDUN ve Alican ikilisinden oluştu.

Takım mümkün olduğunca oyunu önde kurmaya çalıştı, ilk maçtaki gibi pres yapmaya gayret etti. Özellikle ortasahada Cihan gözdoldurdu. Takımda ilk 11 i zorlayacaklar, Ali TEMUR, Alican ve Emre EFE ve Cihan'dı. Geçen senenin iyilerinden Bora tutuktu. Niye yedek sorularının cevabını formsuzluğu ile verdi. Takımın maçı sonuna kadar bırakmaması, oynayan herkesin iyiniyetle mücadele etmesi, takım oyununa önem verilmesi takım olma adına alınan önemli sinyallerdi. İsim analizine gelince;

1-Murat ; Çok teknik ve kendine güveni olan bir kaleci görüntüsü verdi. Uzun boyunun avantajı ile yan toplarda iyiydi. Yedek iki kalecimizde geçer not aldı. Geçen senelerdeki problemleri yaşamayız gibi.

2-Bora ; Geçen seneki görüntüsünden uzaktı. Özellikle ilk yarıda kademe ve pas hataları göze çarptı. Zamansız çıkışlarda geri dönemedi. İkinci yarı kendini biraz toparlamasına rağmen, eski günlerini arattı.

3-İbrahim ; Diri bir görüntü sergiledi. Hem sağda , hem göbekte oynayabildiği için iyi bir alternatif, zaman zaman 11 i zorlayacaklardır.

4-Mehmet ; Mevkisi olmaması nedeniyle sol kanatta sırıttı. Hiç ileriye çıkmadı sadece rakip atakları karşıladı. İyiniyetliydi, koştu mücadele etti. Ama takımda şans bulması zor gözüküyor.

5- İlhan ; O da Mehmet gibi mevkisi olmamasına rağmen iyiniyetle mücadele etti, çok koştu, çalıştı. Bu mücadelesini, azmini mevkisinde sergilerse kadroyu zorlayabilir.

6- Cihan ; Sahanın yıldızıydı. Ortalanda tekniği ile gözdoldurdu. Araya attığı paslar, duran toplardaki etkililiği göze çarpan özellikleriydi. Bu şekilde devam ederse ilk 11' in değişmez elemanı olur.

7-Nurettin ; Tutuk bir görüntü sergiledi, mücadele isteği olmasına rağmen top kayıpları göze battı. Bu formuyla takımda yer bulması zor gözüküyor.

8- Ali Temur ; Genel olarak iyiydi. Tekniği ve sürati ile beğeni topladı. Serbest vuruşlarda ve yantoplarda takımın geçen seneki duran top kullanma sıkıntısını giderecek kalitedeydi. Açıkta değilde bekte oynasa daha verimli olacaktır.

9-Emre EFE ; Yetenek olarak üst düzey bir oyuncu. Yalnız biraz kendine güveni fazla, takım oyununu zedeleyebilir. Bıçaksırtı oyunculardan diyebiliriz. Oynarsa maç kazandırır oynamazsa Kenan gibi yuhalanır.

10- Serdar SUDUN ; Yetenekli olmasına rağmen daha çok genç ve tecrübesiz göründü. O mevkideki şişkinlik ve oyuncu kalitesinde şans bulması zor.

11- Alican ; Sahanın iyilerindendi. Topla dikine gitmesi ve tekniği kısa boyuna rağmen hava toplarındaki hakimiyeti iyiydi. Deplasman maçlarında puan getirebilecek bir oyuncu. 10 numara olarak da düşünülebilir.

Maçın en güzel yani seyirciydi. Diyebilirim ki son yıllardaki taraftarlık adına en zevk aldığım maçtı. Kapalı b üst ve maraton tribün gruba çok iyi uyum sağladı. Hatta çoğu tezahürata onlar davette bulundu . Yenilmemize rağmen hem ortaya koyulan mücadele, hem tribündeki güzellikler insanları mutlu etmeye yetti.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
eline sağlık göktuğ, tek tek her futbolcuyu analiz etmek zor iş. bence sen yavaş yavaş protokol tribününde elinde kağıt kalemle yerini alırsın, e kolay mı blogun spor yazarısın :)
şaka bir yana, asıl zor olan tezahürat yaparken bütün bunları tek tek akılda tutmak, kolay gelsin..
Adsız dedi ki…
abicim ellerıne ssaglık cok guzel yazmıssın

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...