Ana içeriğe atla

ayak oyunları

Biliyorsunuz, futbol adı üstünde ayakla oynanıyor; bir ayak oyunu yani. Bir de ayak oyunu ifadesi vardır ki dilimizde, onun sportif alanla bir ilgisi yoktur. Ama Adana Futbolu denince, bu iki ayak oyununun kesişim kümesini görüyoruz. Yıllardır ilk ayak oyununda çok başarılı olamasak da ikincisinde maşallah üstümüze yok.

Adana'da padişahlıklarını ilan edenler, ayak oyununu kuralını belirliyor; denge kuruluyor-zemin ve hava oyuna elverişli hale getiriliyor; basın mensupları yerlerini alıyor sonra düdük ve başla. Herkes görevini bilinçlice yerine getiriyor.

İki Adana takımını üst lige çıkardım-diye rant toplamak için; oyuna müdahale edip ayağını sokuyor.

Adana Futbolu, bile isteye yıllardır başarısızlık girbabında tutuluyor. Çünkü başarı, padişahların saltanatını sarsacak; büyüyen pastayı kontrol etmek zorlaşacak. éküçük olsun benim olsun" mantığı ile her türlü oyuna başvuruluyor; bentler çekiliyor; yollara tuzaklar döşeniyor; hainler ve düşmanlar ilan ediliyor. Amaç, bu takımın-Demirspor'un -ki Adana'da futbolun her zaman seyrini belirlemiş, ilişkiler ağını yönetmiş merkez üssüdür- kendi kontrolleri altında kalmasını sağlamak. Koca Adana, bu padişahlara karşı gelemiyor onlara boyun eğiyor. Ayak oyununda değil ama ayak oyunlarında zirveye oynuyor.

Demirspor nerede, diye sormuştum geçen ay; cevabım da "taraftar neredeyse, Demirspor orada olmalıdır" idi. Padişahların saltanatına, Demirsporlular son vermelidir. DEmirspor'u, Demirsporlular yönetmelidir; sörfçüler değil!

Demirspor, geleneğinden gelen gücü, Demirçeken'den, Gülergin'den, Demirdallardan gelen gücü; Çukurova'dan çıkan ürünü lokomotifinin kazananlarına aktarmak zorundadır. Bunu da ancak kendisini bu noktada tutan destekçileri, kulübün asıl sahibi taraftarları ile yapabilir. Padişahların lütuflarına el açarak değil...

Yaşasın Tam Bağımsız Adana Demirspor!

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
İçinde bulunduğumuz sistem sürekli kendini beslemekte. Artık karşı duruşlar sistemi güçlendirmekten başka bir işe yaramamakta ve sistem kendi yöneticilerini kendi içinden çıkarmaktadır. Konumuz spor olduğu için oradan örnek verecek olursak, futbol takımlarına başkan seçilirken klübe ne kadar para koyacağına veya çevresinin ne kadar para dolu insanlarla olduğuna bakılmaktadır. Parası olmayıp da para getirecek projeleri olanların da yine para odaklarına ihtiyaç duymaları kaçınılmazdır. Öte yandan sistemin kendini ayakta tutmasınn en önemli direklerinden biri olan kadrolaşma, seçimleri çoğu zaman sonuçları önceden belli hale getirmekte, rekabet olması durumunda ise sonucu tavizi fazla veren taraf belirlemektedir. Bu durumda da ortaya bir yönetimler hiyerarşisi çıkmakta, onun da tepesinde yine sistemin ta kendisi oturmaktadır. Üzülerek belirtmek gerekir ki takımımız "Tam Bağımsız Adana Demirspor" anlayışını taşıyan biz taraftarlarca değil, bizzat sistemin hizmetkarları tarafından yönetilmekte ve buna bir dur denilememektedir. Peki bu zincir nasıl kırılabilir. Tek söyleyebileceğim UMUT ETMEK, İNANMAK, HİÇBİR ÜTOPYAYA SIRTINI DÖNMEMEK, AYRINTILARDA TAKILIP BÖLÜNMEMEK, HEP ORTAK PAYDAYI ARAMAK VE İSTEMEK, HATTA ARZU ETMEK...
Adsız dedi ki…
yazıyı yazanlara katılıyorum. şimşeğimizi kendi çıkarlarına alet ediyorlar ve bu sene de aynı senaryo oldu. adanasporu biz kendimiz dipten çekip çıkarttık. gerçek yönetim ve yöneticiler istiyoruz. onbinlerce insana yazık. bu camia çok daha iyi yerler layık ve bunları hak etmiyoruz.
Lider Adana dedi ki…
Yazılanların çoğu (hatta hepsi) öfke ve hayal kırıklığını yansıtan duygusal tepkiler.
Bu yazıları yazan aynı kalemlerin çoğu ilk Adanaspor maçında Adanaspor taraftarları Durak'ı yuhlarken "Bu taraftar seninle gurur duyuyor" diye bağıranlar değilmiydi?
Adanaspor taraftarları bunun üzerine" yalaka şimşekler" diye bağırmadımı?
Önce herkes tutarlı olsun!
Bu gün küfredenler daha dün Aytaç Durak'ı yeniden Demirspora getirmek için belediyeyi basıp açlık grevi yapmadı mı?
Adam geldi hayalinizde göremeyeceğiniz tesisleri yaptı ve yok olan bir takımı alıp trilyonluk klüp haline getirdi.
Mustafa Tuncel neden geldi peki?
Adem Atılgan yani efsane başkan trilyonlara rağmen takımı çıkartamadıda ondan!
Giresun maçında Durakmı suçluydu yoksa Mustafa Tuncelmi?
ADS'nin sorunu Aytaç Durak sorunu değildir.
Durak ADS'nin şansıdır.
ADS'nin sorunu halkın trilyonlarını çarçur eden ADS camiasıdır.
Kardeşim kim varsa getirdiniz.
Erden Arat,Adem Atılgan başka..
Hadi isim söyleyin teslim edelim.
Öyle binlerce kişi var bu işi yapacak demekle olmuyor.
Hadi isim söyleyin isim.
Her gelen cebinde para olmadan geliyor ve zengin oluyor.
Ya bu takım Aytaç Durak olmadan yönetici bulamadı be kardeşim.
Her alan para topladı ve yürütemedi.
Yıllardır Adana halkının trilyonlarını çarçur eden Aytaç Durak değil Efsane başkanlarınız dahil sizin camianın önde gelenleridir.
Aytaç Durak bilmediği bir konuda uzman kesilip Demirsporu süper lige çıkartmak için boyunu aşan işlere girdi.
Tek suçu kendini futbol uzmanı sanmasıdır.
Bu hatada Adananın başına patlamıştır.
Tek suçu budur.
Adanaspor'a maç vermiş.
Hadi canım sende.
İlk maçtada Adanaspor yenilince onların taraftarları aynı şeyi tersten söyledi
Adanaspor karabük ve mersini hem kendi sahalarında hem adanada evire çevire yendi.
Demirsporumu yenemeyecekti.
Adanaspor bir bütün olarak inandı savaştı ve bileğinin hakkıyla çıktı.
Bu yazıp konuştuklarınız duygusal tepkileri aşıp aklıbaşında ve gerçekçi değerlendirmelere dönmezse demirspor tarih olur.
Tıpkı eskişehir demirspor, ankara demirspor veya diğer demirsporlar gibi.
Bence bunları ciddi ciddi düşünün ve taktik ve stratejinizi ona göre belirleyin.
Umarım bu aykırı seside yayınlama cesaretiniz vardır.
Lider Adana dedi ki…
Yazılanların çoğu (hatta hepsi) öfke ve hayal kırıklığını yansıtan duygusal tepkiler.
Bu yazıları yazan aynı kalemlerin çoğu ilk Adanaspor maçında Adanaspor taraftarları Durak'ı yuhlarken "Bu taraftar seninle gurur duyuyor" diye bağıranlar değilmiydi?
Adanaspor taraftarları bunun üzerine" yalaka şimşekler" diye bağırmadımı?
Önce herkes tutarlı olsun!
Bu gün küfredenler daha dün Aytaç Durak'ı yeniden Demirspora getirmek için belediyeyi basıp açlık grevi yapmadı mı?
Adam geldi hayalinizde göremeyeceğiniz tesisleri yaptı ve yok olan bir takımı alıp trilyonluk klüp haline getirdi.
Mustafa Tuncel neden geldi peki?
Adem Atılgan yani efsane başkan trilyonlara rağmen takımı çıkartamadıda ondan!
Giresun maçında Durakmı suçluydu yoksa Mustafa Tuncelmi?
ADS'nin sorunu Aytaç Durak sorunu değildir.
Durak ADS'nin şansıdır.
ADS'nin sorunu halkın trilyonlarını çarçur eden ADS camiasıdır.
Kardeşim kim varsa getirdiniz.
Erden Arat,Adem Atılgan başka..
Hadi isim söyleyin teslim edelim.
Öyle binlerce kişi var bu işi yapacak demekle olmuyor.
Hadi isim söyleyin isim.
Her gelen cebinde para olmadan geliyor ve zengin oluyor.
Ya bu takım Aytaç Durak olmadan yönetici bulamadı be kardeşim.
Her alan para topladı ve yürütemedi.
Yıllardır Adana halkının trilyonlarını çarçur eden Aytaç Durak değil Efsane başkanlarınız dahil sizin camianın önde gelenleridir.
Aytaç Durak bilmediği bir konuda uzman kesilip Demirsporu süper lige çıkartmak için boyunu aşan işlere girdi.
Tek suçu kendini futbol uzmanı sanmasıdır.
Bu hatada Adananın başına patlamıştır.
Tek suçu budur.
Adanaspor'a maç vermiş.
Hadi canım sende.
İlk maçtada Adanaspor yenilince onların taraftarları aynı şeyi tersten söyledi
Adanaspor karabük ve mersini hem kendi sahalarında hem adanada evire çevire yendi.
Demirsporumu yenemeyecekti.
Adanaspor bir bütün olarak inandı savaştı ve bileğinin hakkıyla çıktı.
Bu yazıp konuştuklarınız duygusal tepkileri aşıp aklıbaşında ve gerçekçi değerlendirmelere dönmezse demirspor tarih olur.
Tıpkı eskişehir demirspor, ankara demirspor veya diğer demirsporlar gibi.
Bence bunları ciddi ciddi düşünün ve taktik ve stratejinizi ona göre belirleyin.
Umarım bu aykırı seside yayınlama cesaretiniz vardır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir