Ana içeriğe atla

Dernek'ten Çağrı...

Adana Demirspor yönetimi, TİY maçı nedeniyle verilen seyircisiz maç cezası için Tahikm'e başvuracak. Bu yönde çabalara Taraftarlar Derneği de müdahil oldu ve tüm Demirsporlulara TFF'ye bir mail atma çağrısında bulundu; yayınlanan metin şöyle:

"Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin dikkatine,

Bizler Adana Demirspor taraftarları, Tarsus maçında mağdur olan taraftık. Sizdeki ve bizdeki görüntüleri iyi incelerseniz sahadaki bayanların-çocukların yada diğer taraftarların biber gazından etkilenerek polislerin açtığı kapıdan içeri alındığını görürsünüz. Şampiyonluk yolunda kenetlenmişken hiç istemediğimiz bu olayların tek organizatörü Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’dır. Tarsus kulüp başkanı hafta içi yaptığı açıklamada 'gelen bütün Demirsporlu taraftarlara yer konusunda yardımcı olacağız' demiştir. Ama maç günü belediye başkanı Burhanettin Kocamaz kendi kulüp başkanının açıklamasını yok sayıp bu olayların mimarı olmuştur.

2500 kişi civarında maça giden Demirspor taraftarı ne istasyonda, ne istasyondan stada yürüyüşte ne de gördüğü haksızlığa rağmen maçtan sonra stattan istasyona yürüyüşte Demirspor duruşuna uygunsuz harekette bulunmamıştır. Bunlar da görüntülerde mevcuttur.

Siz federasyondaki büyüklerimizden bunları göz önünde bulundurarak bir yanlıştan dönülmesi yönünde çaba sarfetmenizi bekliyoruz. Çünkü bu davranış biz Demirspor taraftarlarının sizlerin tarafsızlığına olan inancını pekiştirecektir. Bu takımın lig-b de 15 bin kişi ortalamayla oynadığı lütfen unutulmasın ve 5-ocak stadına gelen gözlemcilere sorarsanız küfürün tamamen kalktığını duyarsınız. Haketmediğimiz bu cezaya bizden çok siz tepki vermeli ve Türk futbolu adına doğruların yanında olmalısınız.

Sizlere güveniyoruz. Saygılarımızla."

Metin tff@tff.org adresine gönderilebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...