Ana içeriğe atla

ankara-demirspor-dardanos-zeus

İş bu "entry", Ankara, Adana Demirspor, Dardanelspor, Dardanos ve Zeus kelimelerini bir araya getirmeyi amaçlamakla birlikte, bilgi dağarcığınıza küçük bir hizmet olarak görülmelidir, şöyle ki;

Ankara'dan kalkıp Adana Demirspor maçı için Çanakkale'ye gidiyoruz; bu üçünün birleştiği bir tarih olmuştu: 1994 baharı; Ankara 19 Mayıs Stadı'nda. İkinci lig play-off final maçında, Çanakkale Dardanelspor'u Timuçin ve Ercan'ın golleriyle 2-1 kazanıp 1.lige yükselmişti Demirspor. Ercan ceza yayı civarından çok sert vurmuştu, o golü hatırlıyorum; 19 Mayıs'ın siyah fileleri doyasıya havalanmıştı...

Br de şu var ki, Dardanel kelimesinin kökeni, Dardanos, mitolojide Zeus ile Elektra'nın oğluymuş. Biliyorsunuz, Zeus, fahri Demirsporludur.



Durum, tam olarak şöyledir, wikipedia kaynaklı olarak: Dardanos, Yunan mitolojisinde Zeus ve Elektra’nın oğludur. Arkadia Kıralı, Truvalıların, dolayısıyla da Romalıların atasıdır.

Arkadia’dan Anadolu kıyılarına göç eden Dardanos, adını taşıyan bir kent kurar (günümüzde Çanakkale-Truva arasında bir höyük). Bölgeye de Dardania adı verilir. Efsanelerin birinde ünlü kutsal Pallas Athena heykelinin aslında Dardanos’a ait olduğu, torunu olan Tros’un onu Truva’ya götürdüğü anlatılır. Dardanialılar, Truva savaşlarında akrabaları Truvalılara yardım ederler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!