Ana içeriğe atla

Telefonda Değil Sahada Konuşun

Kadro aynı darlıkta, bir tek Manisa maçında iyice daraldı, oyun hemen hemen aynı, hiç bir maçımızı rahat oynayarak kazanmamıştık. Yiğitcan'ın efsanevi sakatlığına sık sık gidip gelen Hüseyin ve son olarak da nöbetçi golcü Artun'un sakatlığı eklenince, işler bozuldu. Attamah'ın savrukluğu, Umut'un saman alevi performansı, Tayfun'un iyice gerilemesi vs ile sahada ekstra gücü bulduğumuz oyuncu sayısı azaldı. Ama asıl sorun bu değil.

Değişenin psikolojik üstünlük olduğunu düşünüyorum.  Futbolcular ve camia,  "bizi çıkarmayacaklar" düşüncesine fazla kapıldı. O takım şunu yaparsa, bu takım şu puanı alırsa... Evet işin içinde bunlar da var ama kendi işimize odaklanmalıydık. Sürpriz takım olmaktan çıkıp favori takım olunca, işler değişti bizim tarafımızda. Rakiplerin favori takıma karşı gösterdikleri ekstra performansı göğüsleyemedik son bir kaç haftadır.

Futbolcuların tekrar bu havayı yakalması lazım. Bunun için twit atma, fotoğraf paylaşma kadar iyi antreman yapmaları da gerekli. Çok çalışıp sahada konuşsunlar. İnançlarını cep telefonlarına değil, kaslarına akıllarına yansıtıp sahada göstersinler. Hem bedenlerini hem akıllarını sahaya versinler.

Bizi bu noktaya onlar getirdi. Taraftar hep yanlarındaydı, hala öyle. Demirspor tarihinin en önemli maçlarından birinde, artık son söz futbolcularda olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!