23 Eylül 2013

Tribünde Operasyona Dikkat

Dün oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçının son anlarında yaşanan olaylar tribünlere yönelik operasyonun ipuçlarını verdi. Beşiktaş taraftarının, Gezi sürecinde daha çok öne çıkması, Olimpiyat Stadı'ndaki maçlarda "Her Yer Taksim Her Yer Direniş" sloganını -her ne kadar Lig Tv sansürlese de- yükseltmeye devam etmesi, bu tribüne iktidarın ayar vermesi için yeterli sebepleri oluşturuyordu. Ultraaslan ve GFB gibi oluşumların tersine hükümete boyun eğmeyen bir grubun bu tür bir müdahaleye belki daha hazırlıklı olması gerekirdi.

Dün sahaya toplu olarak giren, özel güvenlikleri kovalayan, polis tarafından çok yumuşak şekilde "karşılanan" bu grubun organize hareket ettiğini görmemek mümkün değil. İktidar sokakta olduğu gibi tribünde de kitleleri kontrol etmek ve kendi istediği şekilde yönetmek istiyor. Bu kendi siyasetleri için makbul olabilir ama demokratik bir ülkede karşı sesleri durdurmak için böyle operasyonların yapılması kabul edilemez. Çarşı'yı mistize etmek için bunları söylemiyorum. Onların defalarca saha içi ve dışı olaylarda başrolü oynadığını gördük. Ama Çarşı üzerinden topluma ve tribünlere "ayağınızı denk alın" mesajının verilmesi için, Olimpiyat Stadı gibi güvenliğin zor sağlandığı ve 80 bin kişilik devasa bir maçın seçilmesi gayet uygun görünüyor.

Bu noktadan itibaren, Demirspor tribünleri dahil her yerde bu tip provakasyonların yapılması muhtemel. Provakasyon lafından hiç hoşlanmam; ama durduk yerde anlamsız bir yerde olay patlıyorsa, sahaya atlamanın ne demek olduğunu bilen bir tribünün bu kadar kolay bu yola girmeyeceği varsayılırsa ortada bu kelimeyi kullanmak için yeterli zemin oluşmuştur demektir.

Şimşekler Grubu çeşitli konularda tepkisini pankartlarla sloganlarla gösteren bir oluşum ama açıktan siyaset yapmadı bugüne kadar, bir tarafta yer almayı seçmedi. O muhalif tavır daha ağır başlı sergilendi. Kişisel olarak hisler başka olsa da grup olarak daha sakin bir duruştu bu. Yine de malum Demirspor imajını da törpülemek için bu tip yollara girebilecek bri polis teşkilatının varlığı mepimizin malumu. Polisin eline koz vermemek gerekli. Bunun için -dün twitter ortamında bahsediliyordu- maraton ve özellikle güney kale arkası için kendi içimizde önlem almamız gerekebilir. Önlem alma işini, artık açıkça belli bir tarafın çıkarını koruyan, polise bırakmayalım. Bir sonraki haftadan itibaren tribünlerin yeniden dolacağını da akıl ederek...

Hiç yorum yok: