Ana içeriğe atla

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 6

Bugün Buca maçı var. Buca, 1461 Trabzon ile birlikte ligde en çekindiğim iki takımdan biri. Bu iki takımla üst üste oynuyoruz. Demirspor'un istisnadır dönüm maçlarını kazanması. Bir ivme, bir gaz gelmesi lazım takıma. Mesela bu hafta. Tüm maç sonuçları bize diyor ki; haydi Demirspor'um. Yine büyük bir fırsat geçti elimize. Tek maçla kalırsa anlamı olmayacak olsa da önemli bir fırsat. Yenersek ilk altı iddiası güçlenir ve hatta ikinci takım ile 9 puan olur fark ve bir şansı kollarız. Allah göstermesin yenilirsek bu kez düşme potasının son takımı ile 8 puan olur fark ve bir risk korkusu yaşarız. Sapasağlam dönsek şu virajı ne de güzel olur.

Vedat TÜRKALİ'nin Mavi Karanlık isimli eserini okumuştum. Çizmişim altını zamanında. Tam da bu virajları düşünerek. Ölüm nedir, yaşam nedir, yol nerede başlar, nerede biter? Bu tamamıyla bize bağlı. Vurgulayıcı bir şekilde ele almış yazar. Bir paragraflık bu kez tanıtım. Küçücük, dopdolu bir bir paragraf:
 
"Tam yolun sonuna vardığımda... Yolun sonu yok ki... Öyle demez miydi o? Yol yeniden başlıyor. Biten biziz. Bitmemek için savaştığımız kadar insanız. Ölüm, hemen bitiverenler içindir."
 
Bitmeyelim, savaşalım, kazanalım, yollar erisin adımlarımız altında.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!