Ana içeriğe atla

Taha Yalçıner


Karşıyaka'dan orta saha oyuncusu Taha Yalçıner'i transfer etmişiz. Bu sefer tırnak içinde değil transfer kelimesi; fotoğrafını gördüm inandım. (Farklı sitelerde satırı satırına aynı haber metnini görmek ne kötü! Futbolcunun özgeçmişi, özel haber olarak sunulmaya da devam ediliyor.)

Her futbolcu transferinde söylediğimiz sözü tekrarlayalım; gelen futbolcunun bizi, taraftarı, tribünü, camiayı övmesini istemiyorum; sadece sahada işini yapmasını bekliyorum.

Taha'yı bu seneki maçlarda birkaç kez televizyonda ve Karşıyaka maçında da canlı izleme fırsatı buldum. Takımından mali sorunlar nedeniyle ayrıldı. Düzenli oynayan, hazır bir oyuncu. Tribünün seveceği türde hareketli biri. Emre Hasan Balcı'nın geçen yılki hareketli oyununu gösterebilecek durumda. Stili bana biraz eski Fenerbahçeli Tuncay'ı çağrıştırıyor; fuleli ama savruk, girişken ama aynı derecede sonuç üretici değil. Umarım takımla kısa sürede kaynaşır ve faydalı olur.



Taha, Fenerbahçe altyapısında yetişmiş ve 2007'de profesyonel olmuş.Muğla'da kiralık oynadıktan sonra KSK'ya geçmiş. 4 yıldır orada oynuyor. Çok takım değiştirmemesiş, istikrarı memnuniyet verici. Demirspor'a transferi onun ikinci büyük hamlesi; genç bir oyuncu, kendini göstermek için iyi bir fırsat var önünde.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!