Ana içeriğe atla

Kadroda Değişiklikler

Sezon başı kadro, ilk 5 hafta sonrasında şekillenmişti. O 5 haftada kaybettiğimiz puanlara yandığımızla kalmıştık... Görünen o ki ikinci devre de aynı filmi izleyeceğiz.  Kadroda değişiklikler olası: Gökhan Kaba ve Murat Kalkan ile de yollar ayrılıyormuş.

1 aylık kamp döneminde ne yapıldı? Şimdi gelen oyuncuların alışma dönemini mi bekleyeceğiz? Plansız programsızlığın daniskası!

Benim anlamadığım sabah bir sitede "M.Kalkan devre arası Konya'nın teklifini kabul etmedi, Demirspor'da kalmayı tercih etti" haberini okuyup, öğleden sonra "gitti gidiyor" haberini okumak... Bu nasıl habercilik?

Keza, başka bir futbolcunun gittiğini ve hemen yerine yenisinin alındığını öğreniyoruz. Demek ki yerel basın gelişmeleri ancak kulüp kapısının önünden alabiliyor; daha öteye gitmeye gücü yetmiyor.

Forvet sıkıntısı varken G.Kaba'nın gidişi kötü; Murat Kalkan ise sezon başı Osman Özdemir torpillisi olarak ilk 11'de yer buluyordu ve takımın en zayıf halkasıydı. Geçen senenin o mevkideki iyi ismi Keremcan onu kesmeyi başardı Mustafa Uğur döneminde. Gitmesi hayırlıdır. Ancak yerine kim alınacak, ne kadar para harcanacak, bunu bilmeliyiz. (Kulüp açıklama yaparsa öğreniriz sadece!)

Keza Lawal transferinden (oldu mu?) kulüp ne kadar para kazanacak/kazandı?

Kadro derinliğini altyapıdan gelen oyuncularla kursak fena mı olur? İlk devre yedek başlayıp oyunu değiştiren kaç isim oldu? Bu şansı/şansızlığı biraz da bizim çocuklara tanısak....

Yorumlar

göktuğ dedi ki…
Gökhan Kaba neden gönderildi ? Ligin son maçlarında neden bir grup tarafından yuhalandı bunun cevabını bulmak lazım. Hücum hattım eksik diye transfer yapıyorsun en çok gol atan adamlarından biri ile yolları ayırıyorsun bunun mantığı nerede?

Murat Kalkan ise yedek olarak tutulmalıydı mucizeler yaratmadı ama sırıtmadı da.

Eğer bir değişiklik yapılacaksa lig başlamadan yapılmalıydı kimi alacaksınız kim takıma uyum sağlayacak bu dakikadan sonra 17 maç 10 u içeride bundan büyük fırsat yakalanmaz hedef büyütmek lazım küçültmek değil.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ